Bugun...



Koç: Güçlü Türkiye, güçlü İzmir için birlikte hareket etmeliyiz

İsmi ülkenin kalkınmasına yönelik geliştirdiği projelerle anılan 25.Dönem MHP İzmir Milletvekili Murat Koç, başta İzmir olmak üzere yine ülke ekonomisini ve refahını yükseltecek projeler hazırladığını belirterek 27. Dönem için de MHP’den İzmir Milletvekili Aday Adayı olduğunu söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 09-05-2018 14:06

Koç: Güçlü Türkiye, güçlü İzmir için birlikte hareket etmeliyiz

Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulması için top yekün hareket etmesi gerektiğinin altını çizen 25. Dönem MHP İzmir Milletvekili, 27. Dönem MHP İzmir Milletvekili Aday Adayı Murat Koç, öncelikle Milli Politikalarla ekonomik sıkıntıların aşılması gerektiğini ifade ederek “Ülkemiz çok yönlü ve büyük bir mücadele vermektedir. Bu mücadelenin birinci aşaması güvenlik güçlerimizin çeşitli terör örgütleri ille göğüs göğse vermiş oldukları fiili mücadeledir. Öncelikle tüm güvenlik güçlerimizin bilmesini istediğim önemli bir husus şudur ki; vermiş olduğunuz can siper hane mücadelenizde topyekûndan bu millet arkanızdadır. Milletin kalbi sizin kalbiniz ile atmaktadır. Ülkemiz üstünde oyun oynayan art niyetlilerin hiç şüphesi olmasın, nasıl ki Kurtuluş Savaşı verilirken Şerife Bacı yavrusunun üstündeki battaniyeyi, donmasını engellemek için mermi taşıyan kağnının üstüne örttüyse, bu millet bugün de aynı fedakarlığı gösterecektir.” diye konuştu.

 

HAİNLERİN TUZAĞINA DÜŞMEYECEĞİZ

 

Mücadelenin ikinci aşaması olarak ülke genelinde verilen ekonomik mücadele olduğunun altını çizen Murat Koç “Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimize gözlerini diken hainler tarafından, topraklarımız üzerinde karmaşa oyunları tasarlanmakta ve bu oyunlar, her mağlubiyetten sonra oyuncu değiştirilerek, milletimize yeniden sunulmaktadır. Maksat iç savaş çıkartmak, Türkiye’yi bölmek, ekonomik yönden çökertmek ve topraklarımız üzerinde hüküm sürmektir. Dış mihraplar böl, parçala, yönet ve sahip ol oyununu tüm Ortadoğu’nun üzerinde oynadı, birçoğunda da başarılı oldular, biz ise millet olarak hainlerin tuzağına asla düşmeyiz, düşmeyeceğiz. Verilen mücadelelerde 15 Temmuz süreci ve sonrası çok iyi okunmalıdır. 15 Temmuz’daki hain plan başarılı olsaydı bugün ülkemizde iç savaş başlamış ve yönetim elimizden gitmişti. Ülke olarak dört bir koldan verdiğimiz kutlu mücadelemizde, yediden yetmişe hepimiz el ele vermeli ve bir olmalıyız. Bir olan iri olur, diri olur, düşmanları karşısında güçlü olur.” dedi.

 

TÜM KİRLİ OYUNLAR EKONOMİ İÇİN YAPILMAKTADIR

 

İçinde bulunduğumuz sıkıntılı ortamdan kurtulabilmek için 24 Haziran seçimlerinin bir fırsat olduğunu dile getiren Murat Koç “Başta siyasiler olmak üzere, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, odaların, vakıfların, işverenlerin ve işçilerin ‘ben ülkem için ne yapabilirim’ sorusunu kendisine yöneltmesi ve bunun cevabını vererek, elini taşın altına koyması gerekmektedir. Kim ne üretiyorsa, üretimini artırmalı, dün bir üreten bugün iki üretmeli aynı zamanda da israfın önüne geçilmeli. Unutulmamalıdır ki, dünyanın sistemi ekonomi üstüne kuruludur, tüm kirli oyunlar, pazarlıklar daha güçlü bir ekonomi için yapılmaktadır. Tam bağımsızlık için yerli malına yönelmeli, ithalatı azaltmalı, ihracatı artırmalıyız. Güçlü ekonomi, güçlü millet, güçlü Türkiye demektir. Ve inanıyorum ki, bu millet Milli Politikalarına sahip çıkacak ve her zorluğun üstünden gelecektir” diye konuştu.

 

MAKSADIMIZ HALKA HİZMET ETMEK

 

İkinci defa milletvekili olmak istemesinin altında ülkenin olduğu gibi İzmir’in de ekonomik olarak kalkınması ve İzmirlilerin refah düzeyinin artmasına yardımcı olmak istemesinin yattığını dile getiren Murat Koç “Cenab-ı Allah ‘Kullarıma hizmet eden bana hizmet etmiştir’ diye buyurmuştur.  Ben de bu duygu ve düşünce ile yola çıkarak, kırk yıllık siyasi hayatımda önce İzmir ardından memleketim için projeler üreterek, Rabbimin kullarına hizmet etmeyi kendime ilke edindim.” dedi.

Tüm siyasi parti temsilcilerinin seçim dönemlerinde meydanlardan halka seslenirken, hizmet vaadinde bulunduğunu da hatırlatan Murat Koç “Vatandaşın yaşam kalitesini yükseltmek için projeler üreterek, bu projeleri hayata geçireceklerini ifade ediyorlar. Teoride herkesin hedefi ekonomik açıdan kalkınmış bir Türkiye, refah seviyesi yükselmiş vatandaşlar, kutuplaşmanın son bulduğu, birlik ve beraberliğin hakim olduğu bir atmosfer. Fakat uygulamaya baktığımızda, devam eden bir kutuplaşma görüyoruz. Bu kutuplaşmanın sebebi de parlamentoda vatandaşı temsil eden siyasi partiler. Bu yüzden biz hedef noktalarımıza varmayı amaçlıyorsak eğer, ilk önce parlamentoda ve siyasette olan kutuplaşmanın önüne geçebilmeliyiz. Parlamentoda bulunma maksadımızın halka hizmet etmek olduğunu unutmamalıyız.” şeklinde konuştu.

 

YERLİ OTOMOBİL FABRİKASI İZMİR’İ ŞAHLANDIRIR

 

Yerli otomobil fabrikasının İzmir’e getirilmesi konusunda büyük çabaları olduğunun da altını çizen Koç “Bu konuyu medya aracılığıyla Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza ilettim. İzmir arazi olarak da iş gücü olarak da bu yatırıma hazırdır. Özellikle de Aliağa - Bergama - Kınık - Dikili Havzasındaki atıl araziler biçilmiş kaftandır. Milli Emlak Arazileri olabilir, yerli otomobil fabrikası bu bölgeye getirilirse havza ekonomik açıdan kalkınmış, güçlenmiş olacak.  Bu bölgelerde yaşayan insanlarımız, çalışmak için evlerinden kilometrelerce uzaklara gitmek zorunda kalmayacaklar. Ayrıca Bergama - Kınık – Dikili – Aliağa Bölgesine kurulacak yerli otomobil fabrikasının, Çandarlı Limanına da yakın olması sebebiyle, buradan yapılacak olan üretimin yurt dışı sevkiyatı da daha kolay ve daha az masraflı olacak. Bu sayede İzmir ekonomik olarak şahlanacaktır, tüm gayretimiz yerli otomobil fabrikasının İzmir’e kurulmasını sağlamak” şeklinde konuştu.

 

ALSANCAK LİMANI TEKNOLOJİK KOŞULLARA UYARLANMALI

 

Ekonomisi Alsancak Limanı ile gelişen İzmir’in son yıllarda Alsancak Limanı ile birlikte gerilemeye başladığını da dile getiren Murat Koç, ilk zamanlarda liman sayesinde ihracatı yapılan birçok mamul, yarı mamul ve yan sanayi ürünlerle istihdam oluştuğunu, İzmir’in ekonomik açıdan kalkındığını hatırlatarak “Lakin yıllar içinde limanın ihtiyacı olan rıhtımların yapılmayışı ve körfezin dolması sebebiyle gemiler limana yanaşamaz hale geldi. Günümüz ekonomisinde navlunların (geminin yük taşıma ücreti) daha ucuz, ekonominin daha verimli olabilmesi adına, yüksek tonajlı gemilerin devreye girmesi ve bu gemilerin Alsancak Limanı’na yanaşamaması, ülkemizin hem ihracatını hem de ithalatını olumsuz yönde etkiliyor. Alsancak Limanı’na gelen yük gemileri İzmir yerine Yunanistan’ın Pire Limanı’nı kullanır hale geldi. Biz Yunanistan ekonomisinin ve Pire Limanının gelişmesinde etkin rol oynadık.” diye konuştu.

2011 yılında başlayan Alsancak Limanı rehabilitasyon proje çalışmalarının bitirildiği 2016 yılından bu güne kadar çeşitli sebeplerle liman projesinin bir türlü başlayamadığını ifade eden Koç “Projenin asıl sahibi Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarıdır. Fakat bu proje TCDD’yi aşmaktadır. Devletin Alsancak Limanı üzerindeki özelleştirme düşüncesi ile birlikte, limana yapılması gereken proje de askıda tutulmuştur. Artık şunu görebilmemiz gerekiyor, Alsancak Limanı Projesinin, İzmir’in ve Ege Bölgesinin ekonomik olarak güçlenmesi adına bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. Alsancak Limanı ana kanalının 300 metre genişlik ve 30 metreküp derinlikle rehabilite edilmesi, rıhtımların da yeterli uzunluk ve genişlikle yenilenmesi, limanının günümüz teknolojik koşullarına uyarlanması gerekmektedir.” dedi.

 

BİRÇOK SEKTÖR İÇİN YENİ KAYNAKLAR OLUŞACAK

 

Globalleşen dünya ekonomisinde lojistiğin çok önemli rol oynadığını hatırlatan Koç “Mallar büyük gemilerle geliyor, yeni iş alanları açılıyor. Biz Alsancak Limanı’nı rehabilite edip, İzmir ekonomisine kazandırabilirsek, açılan iş alanları İzmir’e büyük ivme kazandıracak. Sektörel bazda İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin ithalat ve ihracatına yüksek katkı sağlayacak. Böylelikle İzmir’in kalifiye gençleri istihdam edilebilecek, eğitimli gençlerimiz şehir dışında iş aramak zorunda kalmayacak. Büyük Kruvazör gemiler Alsancak Limanı’na yanaşabilecek, böylelikle İzmir’e ve Ege Bölgesine gelen turist sayısı çoğalacak ve turizm sektörü canlanırken birçok sektör için de yeni ekonomik kaynaklar oluşacak. Allah nasip eder de milletvekili olursam bu konuların üzerinde özellikle duracağım” diye konuştu.

 

DÖNEM TEKNOLOJİ DÖNEMİ, ÜLKE OLARAK AYAK UYDURMALIYIZ

 

Yeni Türkiye’yi, bakanlıklar arasındaki koordinasyon sorunun ortadan kalktığı, bürokrasideki engellerin, iş üretememenin ve hantallıkların giderildiği, yöneticilerin bir araya gelerek aynı proje etrafında kendini yapılandırdığı bir Türkiye olarak hayal ettiğini dile getiren Murat Koç “İçinde bulunduğumuz dönem teknoloji dönemi, her bilgiye tek tuşla erişebiliyor, tüm işlemlerimizi tek tuşla gerçekleştirebiliyoruz. Teknoloji bizlere, e-arşivi, e-faturayı, e-devleti sunuyor. Bugünkü teknolojik ortamda, devletin de teknolojiyle bütünleşerek, teknolojiye dayalı sistem reformları yaparak başta vergi kaçakçılığı olmak üzere tüm kaçakçılıkların önüne geçmesi gerekiyor. Devletimiz, gelişen teknolojiyi kendi menfaatine kullanmalı. Böylelikle devlet olarak ne zarara uğrayacağız, ne vergi, SGK yapılandırması yapmak zorunda kalacağız. Alacaklarımızı zamanında peşin olarak alacağız. Devlet kurumlarımızın mali sıkıntılarının, naylon firmaların, ve primi yatırılmayan işçinin mağduriyetinin önüne geçmiş olacağız.” dedi.

 

İZMİR İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM

 

Kendi hayat felsefesi ve İzmir için tasarladığı projeler hakkında da bilgiler veren Koç “Benim niyetim, hedefim, gayem her zaman yaşadığım şehre, İzmirli hemşerilerime hizmet etmektir. Aklımda daima İzmir için ne yapabilirim, ne yapılabiliriz, İzmirli gençlerimizin başka şehirlerde iş aramasının önüne nasıl geçilebiliriz, İzmir’in kadersizliğini nasıl değiştirebiliriz, ekonomisini nasıl güçlendirebiliriz, istihdam oranını, yurtiçi hasıla payını nasıl artırılabiliriz soruları vardır. Benim hayat felsefem, insanın ne iş yaparsa yapsın en iyisini yapmak zorunda olduğudur. Siz en iyisini yapmayı hedeflediğinizde başarı da sizinle birlikte olacaktır. Sabır ve azim, düşünmek ve üretmek insanın en yakın arkadaşları olmalıdır. 7 Haziran seçimleri sonrası en çok üzerinde durduğum üç projem vardı. Bunlar; Bakırköy Havzası, Menderes Havzası ve İzmirlilik Birlikteliği yani İzmirli Lobisi idi. Proje üretmeye, ürettiğim projeleri İzmirliler ile paylaşmaya hiçbir zaman ara vermedim, vekil olmadan önce de, olduktan sonra da, şimdi de İzmirliler için, İzmir için çalışıyorum, çalışmaya devam edeceğim” diye konuştu.




Bu haber 738 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI