56836209
Bugun...


AHMET KOYUNCUOĞLU


facebook-paylas







TERÖR BUMERANG
Tarih: 29-01-2015 11:30:00 Güncelleme: 29-01-2015 11:30:00


Terör kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin kabulü asla mümkün olmayan insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir harekettir. Bu anlamda Fransa’da yaşanan ve on iki kişinin ölümüyle sonuçlanan terör olayını lanetliyor ve kınıyorum.Ancak şu gerçek vardır ki; İslam karşıtlığıyla zaten tartışmaların odağındaki bir dergiye yönelik bu terör olayıyla İslam ve Müslümanlar hedef alınmıştır. Batı’da yükselen İslam karşıtlığı bu saldırı ile körüklenmek ve daha da vahimi saldırıyı gerçekleştiren kişilerin kimlikleri üzerinden İslam ülkelerine yönelik yeni bir saldırı bahanesine zemin hazırlanmak istenmektedir. Fransa’nın özellikle Cezayir, Libya, Tunus, Nijer ve Mali gibi Afrika ülkeleri üzerindeki ırkçı emperyalist sömürgeci hayalleri öteden beri bilinmektedir. Kaddafi’yi devirmek bahanesiyle Libya’ya yapılan ilk saldırı Haçlı Seferi’dir denilmek suretiyle Fransa tarafından gerçekleştirilmiştir. Yine Fransa, Mali’ye İslamcı Militanları Önlemek bahanesiyle askeri müdahalede bulunmuş Kuzey, Kuzey Batı Afrika üzerinde etkili olup amaç Akdeniz’i kontrol altında bulundurmak için kendi ülkesinde aslen Cezayirli olan kendi vatandaşlarını harcar konumuna düşmüştür. Tıpkı ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgal etmek için 11 Eylül’ü tertipleyip gerçekleştirdiği gibi. Dünya’nın neresinde olursa olsun bu gibi terör olaylarına İslami diye nitelendirmek en hafif tabiriyle hastalık haline gelmiştir. Fransa’da 12 kişinin öldüğü gün Yemen’de de bir bombalı saldırıda 35 kişi ölmüş ama 12 kişi kadar ilgi görmemiştir. Batı’da o kadar katliamlar yapılıyor bu batının ırkçı ve emperyalist politikaları gereği yapılıyor olmasını anlarım ama İslam Ülkelerinin Yemen’deki olaya Fransız kalmalarını bir türlü anlayamıyorum. Müslümanların bu olaylar karşısında her zamankinden daha uyanık ve ferasetli davranmaları gerektiğine inanıyorum. Tüm Dünya Ülkeleri ve aynı zamanda tüm İslam Ülkeleri de biliyor ki; Fransa dünyanın terörü destekleyen ülkelerin başında gelenlerinden biridir. Ama burada Türkiye’nin şuna dikkat etmesi gerekiyor. Fransa’nın bu ülkelerdeki terörist ve işgalci eylemlerinin ilk nedeni İslam topraklarını bölmeye, parçalamaya ve yok etmeye çalışmak, ikincisi ise bu Afrika Ülkelerinde ki yeraltı ve yerüstü zenginliklerini ele geçirerek enerji stoku yapmak. Fransa’nın Afrika Ülkelerinde ki yaptığı fırıldaklar bunlarla da bitmiyor. Senegal’de, Cibuti’de, Raunda da  ve diğer Afrika Ülkelerinde çıkardıkları fitneler ile kabileler arasında katliamlar yaptırmış ve milyonlarca insanı katletmişlerdir. Yani Fransa dünya soykırımında ilk sıralarda yer almaktadır. Şöyle bir düşündüm ve Fransa’da  07 Ocak’taki katliam’da  12 kişinin ölümü ile ilgili olarak Fransa’nın geçmişine bir baktım inanın yaptıkları katliamların ve katlettikleri insanların sayıları dudak uçuklatacak şekilde olduğunu gördüm. Dünya’ya çağdaşlık ve medeniyet’ten dem vuran bu Fransa aslında kendisi çağdışı ve medeniyetten nasibini almamış bir ülkedir. Sırf İslam-fobi yaratmak adına Cezayir katliamından sonra kendi vatandaşı yaptığı ve kendi halkına katliam yaptıracak kadar terör-hobi bir ülkedir. Müslümanlar olarak bizler İslam coğrafyasında olağanüstü bir dönemden geçmekteyiz. İslam dünyasının üzerinde ciddi operasyonlar yapılmaktadır. Müslümanlar bir birlerine düşürülmek istenmektedir. Biz İslami değerlerimizden uzaklaştıkça bu kaçınılmaz bir sondur. Filistin’de her gün binlerce Müslüman katledilirken dünya buna seyirci kalmaktan başka bir şey yapmamaktadır. Yorumları ise sadece mezhep ve parti üzerine olmaktadır ki bu da çok gülünçtür. İnsanlığa medeniyetten dem vuran batı için bu hiç de insani değildir. Irak’ta yapılan katliamlar ise hiç vicdani değildir. Suriye’de 350 bin insan katledilirken ve 7 milyondan fazla insan göç ettirilmek zorunda bırakılırken bu trajediye’de iktidar gözüyle bakmak islam’i değildir. Ölenler Müslüman, öldürenler bende Müslüman’ım diyen bir devlet. Tüm Dünya’ya soruyorum. Filistin’de masum çocuklar ölürken bunun için sadece acı çekmek, sadece vicdan azabı duymak bizi kurtarır mı?

İslam Ülkeleri olarak artık birlik ve beraberlik zamanı’dır. Kendi sorunlarımızı artık batı’ya bırakma zamanı bitmiştir. Artık kenetlenme ve birliktelik için yeterli akıl ve güce sahibiz. Birleşmiş Milletlerin üçte birini İslam Ülkeleri oluşturmaktadır. Artık İslam Ülkeleri olarak söz sahibi olmamız gerekmektedir.

Teröristler İslam coğrafyasının sözcüsü ve temsilcisi değildir, hiçbir zamanda olmamıştır. Kim oldukları ve kimin maşası oldukları bilinmeyen terörist eylemleri Müslümanları bağlamaz, İslam Ülkelerini hiç bağlamaz. İslam-fobi yaratmak adına batı’nın tahrikleri gözler önündedir. Sevgili Peygamberimizi karikatür malzemesi yapmak hiç kimsenin haddi de değildir, fikir özgürlüğündeki de yeri yoktur. İsrail Başbakanı hiç utanmadan, yüzü kızarmadan, haya etmeden Paris’teki yürüyüşe katılıyor ve en ön safa geçip bir de el sallıyor. Ey Netenyahu; yaptığın katliamların içerisinde kalman yakındır. Döktüğün Müslüman kanlarının içinde boğulup gideceksin. Tıpkı senden öncekilerin gittiği gibi aynı yere.Gün kişisel çıkarları, mezhep çıkarlarını öne çıkarma günü değildir. Kur’an aydınlığında kardeş olma günüdür.

Bu anlamda Bornova Kaymakamımız Sayın Kadri Canan’a Bornova’mızda vermiş olduğu birlik ve beraberlik anlamında kardeşlik duygularımızın ateşlenmesinde ve perçinleşmesinde yapmış olduğu katkılardan dolayı Bornovalı hemşehrilerim adına binlerce teşekkürü bir borç bilirim. Bornovamıza atandığı günden itibaren Devlet-Millet dayanışması adına göstermiş olduğu çabalardan dolayı minnettarız. Sayın Kaymakamımızın Devlet-Millet dayanışması adına göstermiş olduğu çabaların neticeleri her geçen gün çığ gibi büyüdüğü görünmekte ve Bornovalı hemşehrilerim de buna katkı koyma adına yarış halinde olmaları beni Bornova için olumlu düşünmeye sevketti. Bornova’da bulunan bütün sivil toplum kuruluşları ile irtibatta olarak Bornova için hayırlı işler yapmayı şiar edinmiş bir kaymakama sahip olmak gerçekten Bornova için büyük bir şans olduğu kanısındayım.

Sayın Kaymakamım;

 “Allah yar ve yardımcınız olsun. Bu kutlu yolda naçizane bizlere tevdii edeceğiniz görevlere her zaman amade olduğumuzu bilmenizi hassaten arz ederim.” 



Bu yazı 1577 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 106. Sayı
    106. Sayı
  • 105. Sayı
    105. Sayı
  • 104. Sayı
    104. Sayı
  • 103. Sayı
    103. Sayı
  • 102. Sayı
    102. Sayı
  • Bizim Life 3. Sayı
    Bizim Life 3. Sayı
  1. 106. Sayı
  2. 105. Sayı
  3. 104. Sayı
  4. 103. Sayı
  5. 102. Sayı
  6. Bizim Life 3. Sayı
FOTO GALERİ
YUKARI