izmit escort | izmit escort | escort izmit | escort izmit
beylikdüzü escort istanbul escort ümraniye escort
izmir escort izmir escort izmir escort escort izmir bayan izmir escort bayan denizli escort mersin escort bayan kayseri escort bayan malatya escort bayan
Bugun...


İrfan Onan

facebook-paylas
Araç Sahiplerinden Tüvtürk’e Fahiş Fiyat Tepkisi
Tarih: 21-09-2020 14:33:00 Güncelleme: 10-10-2020 13:06:00


 

 

Birçok vatandaş tarafından büyük tepkilere neden olan 2020 yılındaki TÜVTÜRK araç muayene ücretlerinin yüksek orandaki artışları beni bu konuyu gündeme getirerek araştırma ve yazmama neden oldu. Ülkenin gündemi Korona virüs, Ekonomik durum ve İşsizlik ile meşgul olurken pek öne çıkamayan Araç muayene fiyatlarının çok yüksek oranda artması, araç sahibi vatandaşlarca büyük tepkilere neden oluyor.

Özellikle araç sahibi vatandaşlar, muayene ücretlerindeki fahiş artışın bir an önce durdurularak uygun fiyatlara çekilmesini istiyor. Ayrıca araç muayene istasyonlarının TÜVTÜRK tekelinde olması, vatandaşları her yıl artan yüksek muayene ücretlerinden dolayı olumsuz etkiliyor. 10 dakika süren muayene süreci sonrasında 2020 yılında ödenen muayene ücreti 342,20 lira.

Muayene istasyonlarının Özelleşmesinden yani 2007 yılından bugüne gelen süreci bir hatırlayalım. Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirilmeden önce araç muayene işini devlet yani Karayolları Genel Müdürlüğü yapıyordu. 2007 yılındaki Özelleştirme ihalesini TÜVTÜRK Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.- TÜV SÜD Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Ticaret Ltd. Şti. ve Akfen Holding A.Ş.'den oluşan Ortak Girişim Grubunca toplam 613.5 Milyon Dolarlık en yüksek teklif ile 20 yıllığına araç muayene istasyonlarını işletme hakkını kazandı. Böylece tekel olan araç muayene işini devlet özel sektöre devretmiş oldu.

15 yılda Araç Muayene Ücretlerindeki artış %456

2005 yılında otomobiller için 75 lira olan araç muayene ücretleri 2020 yılına gelindiğinde 342,20 TL oldu.

Son 5 yılın araç muayene ücretlerindeki artışa bakacak olursak fiyatların ne kadar arttığını vatandaşın tepkisinde haklı olduğunu daha iyi görebiliriz.

- 2015 yılında Otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork, yarı römork 181,72 lira

- 2016 yılında Otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römork 191,16 lira

- 2017 yılında Otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römork 198,24 lira

- 2018 yılında Otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römork 226,56 lira

- 2019 yılında Otomobil, Minibüs, Kamyonet, Özel Amaçlı Taşıt, Arazi Taşıtı, Römork ve yarı römork 279,66 lira

- 2020 yılında Otomobil, Minibüs, Kamyonet, Özel Amaçlı Taşıt, Arazi Taşıtı, Römork ve yarı römork 342,20 lira oldu.

Son 5 yılda araç muayene fiyatlarındaki artış oranı %188 oldu. Şimdi araç muayene özelleştirmesinden devletin kazancı ne oldu sorusuna cevap, 10 yıllık süreçte TÜVTÜRK’ün kendi internet sitesinde kamuya yaklaşık 6,1 milyar TL’lik bir katkı sağladığını bildirmiş.

Peki 2020 yılındaki araç muayene ücreti olan 342,20 lirayı devlet kendisi alsa bütçeye ne kadar gelir sağlar sorusunun cevabını bulmaya çalışalım. Öncelikle Türkiye’deki otomobil ve diğer araç sayılarını bulup güncel fiyat ile çarparsak kabaca sonucu bulabiliriz. Kabaca diyorum karayollarında seyreden araçların bir kısmı otomobil sınıfına girerken bir kısmı da otobüs kamyon ve ticari araçlar grubuna giriyor. Ticari araçlar, Otobüs ve Kamyonlar 1 yılda çok daha yüksek ücret (462,56 TL) ödeyerek muayeneden geçerken; otomobiller 2 yıllık periyotta muayeneden geçiyor. Şöyle bir varsayım geliştirsek Türkiye’deki tüm araçları otomobil kabul etsek güncel fiyat 342,20 lira ile çarpsak ülke ekonomisine yani devlet kasasına ne kadar para gireceği ortaya çıkar.

2019 yılı Kasım ayı TUİK İstatistiklerine göre Türkiye’de karayollarında aktif olarak kullanılan 23 milyon 170 bin 769 araç var. Bu araç sayısını 342,20 lira ile çarparsak 10 haneli bir rakam çıkıyor, tamı tamına 7 milyar 929 milyon 037 bin 152 lira. Eğer Araç Muayene Hizmeti özelleştirilmeseydi bu paranın tamamı devlete kalacaktı.

Bunun yanında Devletimiz araç muayene konusunda yalnızca TÜVTÜRK’Ü yetkilendirdiği için vatandaşın başka bir kurumda araç muayene yaptırma şansı yok. Bundan dolayı oluşan Tekel piyasasında fiyatların artışı, herhangi bir standarda veya enflasyona bağlı olmaması ve en fazla 10 dakika süren araç muayene işlemi için alınan ücretin hakkaniyet ölçülerini fazlasıyla aşması acilen çözülmesi gereken büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Ayrıca 2918 sayılı "Karayolları Trafik Kanunu"nun 35. maddesi uyarınca, muayene süresi geçirilen her araçtan, gecikilen her ay için muayene ücreti %5 oranında fazla bedel ile tahsil edilir. Yani aracını 12 ay muayene ettirmeyen vizesini geçiren vatandaş %60 yıllık faiz ödemek durumunda kalıyor, bunun izahı yok. Merkez bankasının faiz oranları yıllık % 10 civarında iken TÜVTÜRK’e araç muayene ücretlerinin, yapmadığınız her ay için %5 faiz ödemek çok büyük hata, devletimizin yetkili mercileri bu konuya el atarak çözmeli ve vatandaşını mağdur etmemeli.

Devlet verdiği hizmeti özelleştirse de verilen hizmetin karşılığında alınan ücreti denetleyerek vatandaşını korumalı, TÜVTÜRK’ün artan araç muayene ücretlerine dur deyip, makul seviyelere çekmeli. Hatta bana göre özel sektörün devlete ait hizmeti verirken tekel olması konusunda denetimi pek yapamayacağından bence çözüm olarak ikinci bir özelleştirme ihalesi ile bu hizmeti başka bir gruba vermeli. Böylece rekabet ortamı olacak ve fiyatlar böyle uçmayacak, vatandaşta hangi araç muayene hizmeti ucuz ise oraya yönlenerek cebinden daha az ücret çıkmış olacak. Böylece kısmen de olsa sorun çözülmüş olacak.

Öncelikle bu konuyu canlı tutarak, milletvekillerinin dikkatini çekmek, akabinde bu konu ile vekillerce ilgili çözüm önerileri üretilmesi, hükümetimizin ve devletin konuya el atarak çözülmesinin sağlanması noktasında özellikle ticari iş yapan taksicilere, dolmuş ve servisçilere, ülke ihracatının can damarı Lojistik Sektöründeki kamyon ve tırlara, ulaşım sektöründeki otobüslere “Araç Muayene Ücretlerinin” makul seviyelere çekilmesi konusunda destekleri kamuoyunca bekleniyor.

*************************************************************************************************************************************

2B’ci Rantiyecilere Yasak Geliyor

 

TBMM’nin korona virüs nedeniyle ara verdiği çalışmalarına yeniden dönmesiyle “2B” ile ilgili yeni yasa çalışmalarının içerikleri netleşiyor. Çalışmalar sonrasında getireceği yükümlülükler ve cezalar merakla bekleniyor.

Öncelikle her zaman duyduğumuz ama çoğumuzun pek bilgi sahibi olmadığı “2B” ne demek, vasfı, devri, satışı, imar durumu ne bununla ilgili mevzuatı hakkında biraz teknik bilgi vereyim.

2B tabiri aslında 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 2. Maddesinin B bendinde açıkça dile getirilmiş. Yani “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının orman sınırları dışına çıkartılacağı” ifade edilmiştir. Bu durumla ilgili olarak Orman Kanunu’nun 2. Maddesinin B bendinde bahsedilmiş olması nedeniyle bu taşınmazlar hakkında 2B ifadesi kullanılmaktadır.

Bu kadar teknik bilgiden sonra konumuza gireyim. İzmir, Türkiye’nin en çok kaçak yapının olduğu illerin başında geliyor. İzmir’de 350 bin kaçak yapının %16’sı Bornova ilçesinde yer alıyor. Bornova’da 5 bin 171 yapı için yıkım kararı çıktı. Kaçak yapılar her gün artıyor, yazık oluyor yeşile, ormana, meraya, tarlaya… Özellikle Çiçekliköy, Yakaköy, Eğridere ve diğer köylerin eski köy yerleşimlerinde çok sayıda kaçak yapı var.

Ve her geçen gün kaçak yapıların sayısı artıyor. Bazı yapılar süper lüks havuzlu villa, bazıları ise normal villa veya konteynır tipi yapılar, Orman alanlarını, 2B olarak geçen alanlar parsellenerek yüksek fiyatlara satılıyor. Yapanın yaptığı eline kar kalıyor, kimi vatandaş yatırım için alıyor, kimi vatandaş tüm birikimini yatırıyor ama kimse hesaplamıyor 2B ile ilgili yasa çıkınca ne olacak?

Zaman öyle bir zaman olmuş ki, Siyasetten geçinen, siyaseti rant için yapanlar, ticaret için siyaseti kullananlar, para kazanmadan başka amacı olmayan işadamları var, hatta muhtar bile var, arkasına destek alan kim varsa alıyor, yapıyor, satıyor, iyi kazanıyor ki yapıyor ama bunun sonrası da var dikkat etmek lazım. “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” diye bir atasözü var, yani insanın hafızası zayıftır; unutur ama devlet unutmaz bir yere yazar ve zamanı geldiğinde hesabını sorar, yani devlet aklı hep 18 yaşında, tam 5 bin yıldır.

***

Sonsöz olarak “İnsanlar önce kendini, sonra haddini daha sonra da ne istediğini bilse hiç problem yaşanmayacak” ve “Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın… Şeyh Edebalı”

***



Bu yazı 8128 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI