56836209
Bugun...


İrfan Onan


facebook-paylas







Dijital Savaş ve Beyin Kontrolü
Tarih: 27-07-2017 09:39:00 Güncelleme: 27-07-2017 09:46:00


 

Amerika ve Rusya başta olmak üzere gelişmiş Batılı ülkeler "Beyin Kontrolü ve Manipülasyon"  üzerine  on yıllardır Enstitü ve Araştırma Merkezleri vasıtasıyla çok önemli projeler geliştiriliyor. Dünya da teknolojinin gelişmesiyle özellikle Sosyal Medya ve Ağları vasıtasıyla bireyler, toplumlar istenilen şekilde yönlendiriliyor. Sosyal Medya özellikle Facebook, Twitter, İnstagram ve benzeri programlar sayesinde “Algı Yönetimi” ile kitleler istenilen davranış modelleriyle yönetiliyor. Teknoloji, İnternet ile Sosyal Ağlar, insanları gerçek hayattan ayırıp, dijital sanal bir hayata doğru sürüklüyor desek hatta biraz daha ileri giderek yaşamı da şekillendiriyor desek yanlış bir ifade kullanmış olmam herhalde. Toplum olarak Ata erkil geniş bir aile ve büyük evlerde yaşayan bir yapıdan, iyi komşuluk ilişkileri içindeyken, şimdilerde 1+1 evlere, bireysel, çağdaş ve dijital bir yaşama geçtik Sosyal Ağlar sayesinde.

Yapılan Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de ortalama 2 saat Sosyal Ağlarda zaman geçiriliyor. Tüm Dünya da ve Türkiye’de büyük bir patlama yapan ve her internet kullanıcısının mutlaka girdiği Facebook, Twitter, İnstagram ve diğerleri Sosyal Ağ etiketiyle sürekli gündemde. 4 Şubat 2004 yılında Harvard Üniversitesinde öğrenci  tarafından kurulan Facebook özelinde, Sosyal Ağların kullanım nedeni araştırma sonuçlarına göre oldukça ilginç bir nedene dayanıyor. İnternet kullanıcılarının % 70’i diğer insanların hayatını incelemek olduğu ortaya çıktı. Bunu destekleyecek bir örnek vereyim; “Biri Bizi Gözetliyor” tarzı Tv programları bir anlamda popüler olarak Sosyal Ağlara taşınmış oldu. 

Sosyal Ağların gerçek amacı, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in dediği gibi, “Facebook, bir şirket olmak için oluşturulmadı. Meydana getirilme nedeni, bir Sosyal görevi yerine getirmekti. Dünyayı daha açık ve bağlı bir hale getirmek”. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de Sosyal Ağ ve medyayı kullanan  bir çok kişi “Sosyal Ağ ve Medya’ya” güvenmiyor, ancak güvenmediği halde kullanıyor. Aslında Teorik olarak Sosyal Ağları biz kullanıyoruz gibi görünse de, teknik olarak Sosyal Ağlar (Facebook, Twitter, Instagram ve diğerleri) bizleri kullanıyor. Bu araçları kullananlar, filitre programlardan geçerek, yaşam tarzı, beğenileri, düşünce yapıları, sisteme ve yönetimlere bakış açısı, Tepkileri, zayıf noktaları, Tüketici olarak zaafları, Etkilendikleri ve Etkiledikleri gibi birçok detayda gruplanarak arşivleniyor ve genel insan profili oluşturuluyor. Facebook kendi arşivinde yaklaşık 2 milyar kullanıcısının genel profil arşivini bulunduruyor. 21.ci yüzyılda Bilgi Çağında en önemli olan şey “Bilgi”dir ve devamında da En büyük güç de Bilgi desek yanlış olmaz. O yüzden Dünyanın en zengin insanları Bilişim Teknolojileri ve yazılımlarla ilgilenen şirketlerin sahipleri oluyor.  

Yakın geçmiş zamanda 15 Temmuz’un 1.yıldönümü sonrasında Büyük Adada yakalanan ajan provakatörler içinde bulunan İsveç uyruklu Ali Ghravi’nin üzerinde ele geçirilen dijital verilerde çıkan haritada Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu bölgesinin bir bölümünün Kuzey Irak ve Suriye’nin bir bölümü ile birleştirerek sözüm ona kurulacak kürt devletinin sınırları çizilmiş. Kimdir bu İsveç uyruklu Ali Ghravi sorusunun cevabı net, “İnsan Hakları Eğitmeni ve Bilişim Uzmanı” olarak karşımıza çıkıyor. Gezi olaylarının tecrübeleriyle 15 Temmuz’da başarılamayan Kalkışma ve İç Savaşı bir Algı operasyonu ile Beyin kontrolü ve birtakım olayları tetikleyerek büyük bir kitlesel eyleme dönüştürmek için bir araya gelinmiş. Toplantının ana amacı Toplumsal Kaosa dönük hareketlenmeler yaratmak. Büyük Resmi görürsek her şey ortaya çıkıyor. Bir ülkeyi Dijital Savaş yöntemleriyle istenilen eyleme çekmek için “İnsan Hakları Uzmanı ve Bilişim Uzmanı” kişiler savaşın “Trojan Generalleri” bir anlamda. Büyük Adadaki Toplantıda İnsan Hakları Eğitmeni ve Bilişim Uzmanınca, Telefon ve bilgisayar içerisinde ki verilerin nasıl saklanması gerektiği, nasıl şifrelenmesi ve şifreleme programları, ByLock nasıl yüklenir, dışarıdan yüklenmeye karşı önlemler ve geri dönüşümü engelleyebilecek programlar hakkında eğitimler verilmiş. Tutuklamalar karşısında dost ve müttefik olan ülkeler! ABD, Alman ve İsveç hükümetlerinden ses gelmiş, “Saygın Aktivistlerin tutuklanmasını şiddetle kınıyor ve serbest bırakılmalarını istiyor, Tutuklanmaların net olarak tamamen haksız ve büyük bir endişe kaynağı olduğu ifade ediliyor.

Bu genel bilgiyi ve örneği verdikten sonra Dijital Savaş nedir sorusunun cevabına geliyorum. Temeli daha öncelere dayansa da 2015 yılından itibaren geliştirilen projeler ve sistemler sayesinde görünmeyen Kansız Dijital bir Savaş ile Ülkelerin yaşam şekilleri, Toplumlar dizayn  ediliyor. Daha az maliyetle, daha hızlı ve etkin bir şekilde kitleler, toplumlar daha önceleri çok aykırı gelen, ütopik şeyleri bugün, oluşturulan algı ile olağan bir realite haline gelebiliyor. 1000 yıldır Haçlı Seferleri, Din ve Ekonomi üzerine yapılıyor, şekli Askeri işgal ve savaşlar ile olurken bir anlamda Haçlı Seferleri zihniyet değiştirerek Dijitalleşti, hızlandı, maliyeti düştü, kontrolü ve kullanımı kolaylaştı. Artık ülkeler, kanlı savaşlarla, büyük kayıplarla değil Teknoloji, İnternet, Sosyal Ağ ile Medya kullanılarak, beyinler işgal edilerek ele geçiriliyor. Şu an dünyada yapılan araştırmaların birçoğu Beyin Kontrolü, uzaktan, yakından, renklerle, seslerle, Elektromanyetik, Ultrasonic vs. dalgalarla, Nöro ve Sinir ağları gibi bir çok yöntemle nasıl yapılırı araştırıyor, tartışıyor. Gelişmiş ülkelerin İstihbarat Örgütleri, Sosyal Ağları ve Medya’yı bir yöntem olarak kullanıyor. Dijital Savaş ve Beyin Kontrolü aslında başlı başına üzerine çok konuşulacak ve araştırma yapılacak konular. Burada biz kendimize bakalım, Türkiye burada hangi noktada, tabiî ki verileni bilinçsiz bir şekilde kullanma noktasında.

Devletimiz burada Dijital Savaş Taktiklerine karşı öncelikle kendi Stratejisini oluşturmalı, Dijital Savaşa karşı koymak için Ordusunu oluşturmalı, Vatandaşlarını Dijital Savaş argümanlarına ve tekniklerine karşı eğitmelidir. Türkiye’nin “Google” ve diğerlerine alternatif  kendi “Yerli ve Milli Arama Motorunu” oluşturması gerekiyor. İnternetteki, Sosyal Ağ ve Medya’daki verilen bilgilerin hepsinin doğru olmadığı bilincini tüm kullanıcılara aşılamalı, “Doğru Teknolojiyi Kullanma Rehberi”ni oluşturmalı, Oluşturdukları “Algı” ile Beyinleri ve Bilinçleri kontrol altında tutarak Toplumları ve Siyasi Rejimlerin değiştirildiğini tüm kullanıcılara anlatmalı ve bunu önlemek için “Milli Dijital Savaş Stratejisi Yönergesi” oluşturulmalı  ki Dijital Savaşta başarılı olabilelim.  Burada Üniversitelerimize de çok büyük iş düşmekte. Peki Üniversitelerimiz bunları yapabilecek kapasitede mi sorusuna cevap net bir şekilde Hayır. Londra merkezli Yükseköğretim Derecelendirme Kuruluşu’nun (THE) yaptığı 2016-2017 Üniversiteler Sıralamasında 79 ülkeden 980 üniversite içinde İlk 500’e giren Türk Üniversite sayımız sadece 5 ve İlk 100 ve 200 üniversite içinde yokuz, 250’den sonra sıralamaya girebilmişiz.  Yine yapılan bir araştırma da son 4 yılda değişik dal ve branşlarda 8 bin bilimsel kitap üretiliyor, içinde Türk Üniversitelerinden bir tane dahi yok.

Sonuç, hem Bilgi Çağı hem de Teknolojinin getirdikleri olumlu ve olumsuzluklar için özellikle Türkiye’deki Üniversiteler yeniden dizayn edilerek topyekün bir bilinçlenme harekatı başlatılmalıdır. Üniversiteler geçmişten gelen olumsuz yapılarından “Üniversiteleri İdeoloji üreten çiflik olmaktan çıkarıp, Teknoloji Üreten, silah yapan, bilimsel eserler üreten, en başarılı 100 üniversite hatta ilk ona giren Üniversiteler haline getirmeliyiz” Bugün Türkiye, Bilgi Teknolojisi araçlarına yaptığı harcama sıralamasında İlk 10 ülke arasına giriyor, Ancak Bilgiyi doğru ve yerinde kullanarak verim alma, hayatımıza uyarlama konusunda 70.ci sıraya gerileyerek sınıfta kalıyoruz. Teknoloji ve Bilgi Çağında Tüketici Toplum yerine Üretici Toplum olmak zorundayız.

Son söz, Kendi tarlanı ekmezsen, başkası gelir senin tarlanı eker ve biçer. 

“Eğitim ve Bilinçlenme Şart”

Saygılarımla.



Bu yazı 1089 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 106. Sayı
    106. Sayı
  • 105. Sayı
    105. Sayı
  • 104. Sayı
    104. Sayı
  • 103. Sayı
    103. Sayı
  • 102. Sayı
    102. Sayı
  • Bizim Life 3. Sayı
    Bizim Life 3. Sayı
  1. 106. Sayı
  2. 105. Sayı
  3. 104. Sayı
  4. 103. Sayı
  5. 102. Sayı
  6. Bizim Life 3. Sayı
FOTO GALERİ
YUKARI