Bugun...


İrfan Onan

facebook-paylas
Türk siyasi hayatındaki lider odaklı sistem değişmeli
Tarih: 26-11-2018 10:27:00 Güncelleme: 26-11-2018 10:27:00


Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne; Türk siyasi hayatına bakacak olursak, Türkiye de tüm partiler Lider odaklıdır. Lider ne derse o olur ve lider gidince, partinin başına gelen diğer liderler parti ile özdeşleşemediği için pek de başarılı olamaz. Partinin iktidar ibresi aşağı döner ve Türk Siyasi Partiler tarihindeki yerini alır. Örnek çok, DSP Bülent Ecevit, DYP Süleyman Demirel, Turgut Özal ANAP, Necmettin Erbakan Refah ve Saadet partileri gibi. Sadece burada CHP ve MHP için farklı bir durum var. CHP, Mustafa Kemal Atatürk kurduğu parti olan CHP, İktidara 1 Kasım 1923 İsmet İnönü hükümetiyle başlayıp 22 Aralık 1950’de Şemsettin Günaltay hükümetiyle son bulmuştur. Bu dönemden sonra dönem dönem koalisyon hükümetlerinde yer alan CHP, sadece 1 ay süren 40.cı Bülent Ecevit hükümetinden bu yana tek başına iktidar olamamıştır. Şu an Siyasi tarihin en eski ve Cumhuriyeti kuran Parti olarak Ana Muhalefet Partisi olarak görevini sürdürmektedir. 
Diğer parti MHP, bir dava partisidir. Kurucusu Alparslan Türkeş’in vefatından sonra Genel Başkan olan Devlet Bahçeli partinin çizgisini koruyor. Bazen iktidar ortağı bazen dışarıdan destek, bazen de meclise giremese dahi her daim Milliyetçi kanatta kemik oy ile her daim var.   
Bu saptamayı niçin yaptım. Türkiye’de Siyaset ve Partiler Lider odaklı bir sistemle yönetiliyor. Lider ölünce veya ayrılınca Siyasi Partiler belli bir süre gündemde kalıyor sonra da siliniyor. Türkiye’de ortaya çıkan siyasi boşluktan dolayı darbelerle demokrasiye hep ara verilmiş. Gelişmiş ve demokrasinin oturduğu ülkelerde durum daha net, sistem boşluk kaldırmıyor, lidere göre değil, sisteme göre devletin yönetimi oluşturulmuş. Örneğin Amerika’da oturmuş bir siyasi sistem var, hangi lider gelirse gelsin fark etmez. Hatta farklı yapıda ve düşünce de dahi olsa, o partinin siyasi çizgisinde ve sisteminde devam ediyor. Amerika’da sistem şöyle işliyor. 1852 yılından beri seçilen her Amerika başkanı ya Cumhuriyetçi Parti yada Demokrat Partiden birinin üyesi. Demokrat Partinin misyonu genellikle hükümeti büyütmek ve kamu hizmetlerini genişletmek için vergileri yükseltme politikalarını desteklerken, Cumhuriyetçiler ise bunun tam tersini, yani küçük hükümet ve düşük vergi politikalarını savunuyor. Neticede iki parti de, ılımlı siyasi görüşleri temsil ediyor.  Bunun yanında Liberal Parti, Anayasa Partisi, Sosyalist Parti ve Yeşil Parti gibi başka küçük siyasi partiler de var. 
Bizde de artık Partilerin Siyasi Liderleri, Sistemlerini oturtup, kendinden sonra gelecek liderleri yanına alarak yetiştirmeli. Gençlerin önü açılarak yeni cevherler keşfedilmeli. Tabi ki, Liyakat esasına göre seçilmeli ve yetiştirilmelidir. Siyaset kısır döngüye girerse, ülkede kaos ve antidemokratik yöntemler öne çıkıyor, halkın umudu ve inancı azalıyor, Ekonomik istikrarsızlık oluyor. Bunun önüne geçilmesi için Başkanlık Sistemi önemli bir fırsat, bu fırsatı iyi değerlendirilmelidir. Liyakat temelli Siyaseti toplumun tüm katmanlarına yayarak demokrasi siyasi partilerde de perçinlenmelidir.

 

Halkın gündeminde çözüm bekleyen önemli konular

- Ekonomiyi durma noktasına getiren Yüksek Faiz oranlarının düşürülmesi. Maliye Bakanlığınca yapılan KDV ve ÖTV indirilmesi ile Teşviklerin Ekonomiye yansıması hissedilir bir yumuşama yaratsa da acilen Faiz oranlarının yüzde 10 seviyelerine çekilmesi gerekiyor.
- 24 Mayıs 2018 de Memurlara 3600 Gösterge sözü acilen yerine getirilmelidir.
- Toplumsal bir barış yapılarak Af ile ilgili düzenleme yapılarak çıkarılmalıdır. Af kapsamının sınırları çizilerek iktidar ve muhalefet ortak bir adım atmalıdır.
- Yine Genel Seçimler öncesi ve sonrasında gündeme gelen EYT Emeklilikte Yaşa Takılanlar meselesi de bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Yerel Seçimler öncesinde gündemin önemli konularından birisi olması sebebiyle acil çözüm bekliyor.
- Asgari Ücret, son zamanlardaki Ekonomik savaş yüzünden Döviz ve Faiz kalemlerinin aşırı yükselmesi sonucunda mal ve hizmetlere yansıyan büyük zamlar neticesinde erimiştir. Mutsuz bir Asgari Ücretli kesim var. Bu kesimi rahatlatmak adına Asgari Ücrete en az Yüzde 20 zam yapılmalıdır, beklenti bu yönde.
- Elektrik Faturası ve Su Faturası ile Cep Telefon Faturalarında Enerji Fonu, TRT payı, Elektrik tüketim vergisi, KDV, Kayıp Kaçak Bedeli, Çevre Temizlik Vergisi, Katı Atık Bedeli, Bakım Bedeli, Özel Tüketim Vergisi vs. bir çok vergi vb bedel kesiliyor. Kullanılan elektrik, su ve konturun iki veya üç katı fazladan bedel ödeniyor. Bunların acilen düzenlenerek makul seviyeye inmesi gerekiyor.
- Devlet kurumlarına personel alımında “Liyakat” ilk ve en önemli prensip haline getirilmelidir. Devlet Yönetimi ve Siyaset Liyakat temelli yapılırsa başarıya daha hızlı erişir.
- Milli Eğitim çok önemli bir mesele, özellikle Özel Okullar iyi denetlenmeli, sayısı konusunda kısıtlama getirilmeli, niceliksel ve niteliksel anlamda kriterler uygulanmalı.
- İşsizlik ile mücadele de diplomalı işsizlerin çoğalmasının önünü kesmek için ihtiyaçtan fazla mezun veren Üniversite bölümlerinin kapatılıp, günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek ve aranan mesleklere yönelik bölümler açılmalı. Bunun yanında İş-Kur, Mesleki ve Çıraklık Eğitimi ile Halk Eğitimi Merkezlerinde ortak projeler ile Girişimciliğin önünü açan kendi işini kurmak isteyenlere destek olacak projelere yönelmelidir.
- Vatandaşın gelirinin azalması, tüm dengeleri bozar. Umutsuzluk ve huzursuzluk getirir. Ekonomik savaş sebebiyle Döviz, Altın ve Faiz oranlarının aşırı yükselmesi, mal ve hizmetlerin fiyatlarının aşırı artmasına sebep oldu. Bunun sonucunda İş dünyasında durgunluk ve kaygılı bir beklenti oluştu. Vatandaşın reel gelirinin aşırı düşmesi gelecek endişesi yarattı. Bu ortamda ve bu ruh haliyle vereceği karar Ekonomik açıdan olacağı için acilen Mali ve Ekonomik tedbirlerin alınarak olumsuz hava pozitife çevrilmelidir. Yerel Seçimlerin yaklaştığı bir dönemde karamsar tablo seçim sonuçlarını da etkileyeceği aşikardır.
Bu konular acilen çözülüp gündemden çıkarılmalı ve tamamen Ülke yerli ve milli üretime geçmelidir.

 



Bu yazı 353 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI