Bugun...


Naciye Çiyim

facebook-paylas
Bir Sanatçının Yok Oluşu
Tarih: 14-08-2017 10:07:00 Güncelleme: 14-08-2017 10:07:00


Tarihte  pek çok filozofun hem sanatçı hem öğretmen hem din adamı hem de yazar olduğu, bir çok bilim insanının matematik, felsefe astronomi ve psikoloji gibi disiplinlerle aynı anda ilgilendiği bilinmektedir. Farabi, İbn-i Sina, Sokrates, Comenius ve Hypatia gibi bazı ünlü isimler bunlara sadece birer örnektir.
Yakın çağ bilim insanlarından Howard Gardner’ın çoklu zeka kuramı ise zeka yetenek paradigmasına yeni bir bakış getirmiştir. Bu kurama göre insanlar sözel ve sayısal zekanın ötesinde görsel, uzaysal, sosyal, doğasal ve içsel zeka gibi farklı alanlarda yeteneklere sahiptirler. Bu alanlar uygun yöntem, materyal ve metodlarla desteklenirse bir insan sadece sayısalcı ve sözelci olmaktan çıkar, böylece konjonktüre uygun çok yönlü insan tipinin yetişmesi sağlanabilir. Peki zaten çok yönlü değil miyiz? Aslına bakarsanız her bir birey çok yönlü ve bu yeteneklerden bir çoğuna sahip olarak gözünü dünyaya açıyor. Fakat sonra ne oluyor ne yapıyorsak elimizde sadece bankacı, doktor ya da öğretmen sıfatı olan tek tip insanlar kalıyor. Aslında hepimiz çok yönlü sanatçılardık. Nasıl mı?
Hadi küçücük bir çocuk hayal edelim sizle..
   -Eline rengarenk boyaları verdiğinizde kağıt bulursa kağıda bulamazsa duvarlara bile resim yapar çocuk.
  -Bir müzik çaldığında ya hemen eşlik eder söylemeye ya da başlar dans etmeye.
  -Sorun ona bir soru. Mesela yolda ne gördün diye? Anlatır da anlatır. Bitiremez gördüklerini ve hissettiklerini.
  - Onun topa veyahut ipe bile ihtiyacı yoktur. Ya da başka bir oyuncağa. Sandalyeden atlar, masanın altından geçer, kapı aralarına tırmanır. Bir şekilde kurar oyununu. Asla vazgeçmeden.
 -Hadi en büyük işine gelelim çocuğun. Durmadan oyunlar kurar çocuk ve büyük bir ciddiyetle oynar. Bu ciddiyetin içinde de müthiş bir keyif ve kendini keşfetme vardır.
Buraya onlarca şey sıralayabiliriz daha. Aslında yazarken bile içim burkuldu. Neden mi? Çünkü biz  resimler yapan, şarkılar söyleyen, dans eden, hikayeler yazan, büyük bir sanatçıyı yok ederek büyütüyoruz. Büyüdükçe korkuyor renkli kalemlerden, şarkılar söylemekten, hayaller kurmaktan ve koşmaktan…
Hangimiz hala resimler yapıp şarkılar söyleyip hayaller kurarak korkmadan koşabiliyoruz? İçimizdeki çocukla KOCAMAN BİR SANATÇI YOK OLMUYOR MU ASLINDA? Büyüdükçe eksiliyoruz ve korkuyoruz bir adım dahi atmaktan.
Bu yazıyı okuyamıyorsan demek ki hala kocaman bir sanatçısın ve rengarenk boyalarla resimler yapmaktasın.
Okuyabiliyorsan korkarım sen de büyümüşşün ve eksilmiş kocaman bir yanın.

 



Bu yazı 1495 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI