Bugun...


Pınar Uslu

facebook-paylas
Anadolu’da Aydınlanmanın Ateşini Yakanlar…
Tarih: 23-11-2016 09:57:00 Güncelleme: 24-11-2016 11:11:00


Kurtuluş savaşı sonrası Türkiye’sine götürmek istiyorum sizleri.
1930’lu yıllar…
O yıllarda ülkenin nüfusunun okuma yazma oranı yaklaşık %15.
Köy nüfusunun yine yaklaşık %90’ı okuma yazma bilmiyor, diğer taraftan nüfusun yaklaşık  % 25’i şehir ve kasabalarda yaşarken, geriye kalan % 75’i ise köylerde yaşıyordu.
Cumhuriyetin kazanımlarının ve Atatürk devrimlerinin özellikle köylere kadar yaygınlaşmasını sağlayacak ulusal bir eğitim programına ihtiyaç olduğu çok açıktı.
Atatürk tam da bu gerçekliği ve Anadolu köylüsünün durumunu 1 Mart 1922'de TBMM'ni açarken yapmış olduğu konuşmada şöyle açıklıyordu:
"Yüzyıllardan beri ulusumuzu yöneten hükümetler öğretim ve eğitimin genelleşmesi isteğini göstere gelmişlerdir. Ancak bu isteklerine varmak için Doğuyu ve Batıyı yansılamaktan (taklitten) kurtulamadıklarından sonuç ulusumuzun bilgisizlikten kurtulamamasına varmıştır. Bu acıklı gerçek karşısında bizim izlemek zorunda olduğumuz eğitim ve öğretim siyasasının ana çizgileri şöyle olmalıdır… bu yurdun asıl sahibi ve toplumumuzun temel öğesi köylüdür. İşte bu köylüdür ki bugüne dek eğitim ve öğretim ışığından yoksun bırakılmıştır... "Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi kimdir? Bunun yanıtını hemen birlikte verelim. Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. Öyle ise herkesten daha çok gönence, mutluluğa ve zenginliğe en çok hak kazanan ve lâyık olan köylüdür. Bunun için TBMM Hükümeti'nin iktisadi yasası bu temel ereği elde etmeye yöneliktir..."
İşte Köy Enstitüleri böyle bir gereksinimden dolayı açıldı. Köy Enstitülerinde yoksul köy çocukları bilimsel, laik, üretici bir eğitimden geçirilerek, bu eğitimin sonunda da ileriye doğru gelişip, ülkemizin yaşam düzeyini düzeltmeyi amaç edindiler. Köy Enstitülerinde, düşünen, düşündüğünü çekinmeden söyleyen, eleştiri, özeleştiri kültürüne sahip, öğretmenliğin yanında bir meslek sahibi olan, okuyan, yazan liderlik özelliklerine sahip öğretmenler yetiştirildi.
Eğitim sisteminde 1930’lu ve 1950’li yıllar arasında bir devrim niteliğinde uygulanan ve aslında tam da Cumhuriyet değerlerinin Anadolu’nun en ücra köşesine kadar ulaştıran bu sistemin 3. Kuşak temsilciyim ben de. Bu yüzden 1938 yılında kurulan Cilavuz Köy Enstitüsü’nün benim yaşamımda farklı bir anlamı var. Dedem Rahim Saltürk bu okul’dan mezun.
1940’lı yıllarda Kars’ın Cilavuz ilçesinde kız arkadaşlarıyla birlikte okumuş dedem. Kız çocuklarının bugün bile okutulmadığı ülkemizde altı kız çocuğunu ülkenin en iyi okullarında okutmuş o yıllarda. Kızlar okumalı derdi hep. Üçüncü nesil olarak ben de okudum ve bugün hem ülkeme hem de kendime güzel bir gelecek kurmak için mücadele ediyorum.
Aslında çok basit gibi görünen bu eğitim ve aydınlanma işi yaklaşık üç nesil kadının hayatında bambaşka yaşamlar oluşturdu. O yüzden bir gün birileri geldi ve taşımalı eğitime geçelim merkez köylerde bu iş yapılsın dedi. Böylece köyde yaşayanlarla Cumhuriyet Türkiye’sinin bağları kopmuş oldu. Öğretmenler bir anda yok oluverdi köylünün zihninde. Bu okullarda sadece eğitim yoktu. Çiftçilik vardı, müzik vardı, tiyatro vardı, sağlık vardı, inşaat işçiliği vardı kısacası insana dair her şey vardı.
Eğitim şart klişesini çok kullanırız ama doğrudur. Cumhuriyetin kurduğu köy okullarıdır, cefakâr ve fedakâr köy öğretmenleridir bugünün aydın, çağdaş, ülkesini ve milletini seven nesillerini yetiştiren.  Yoksa Anadolu’nun bir köyünde yaşayan birisi nasıl ve neden haberdar olur memleket meselelerinden, hukukun üstünlüğünden, insan haklarından, kadın erkek eşitliğinden, çocuk gelinlerden…
Öğretmenler gününü kutladığımız bu günlerde başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi, saygı ve minnetle anarken başta annem, babam, kız kardeşim olmak üzere kendini eğitime adamış değerli öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.
‘’ Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır.  ’’
                            Mustafa Kemal Atatürk



Bu yazı 8063 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI