Bugun...


Pınar Uslu

facebook-paylas
YAVER….
Tarih: 02-08-2016 15:12:00 Güncelleme: 02-08-2016 15:12:00


Atatürk’ün sağlığının hepten bozulduğu 1938’in sonlarına doğru bir gün YAVERİ Salih Bozok 17 yaşındaki oğlu Muzaffer’i Dolmabahçe Sarayı’na çağırtmış, karşısına oturtup şöyle demişti:
“Bak Muzaffer! Artık koca adam oldun. Atatürk ölüyor. Şunu bil ki eğer Atatürk ölürse ben de hayatıma son vereceğim. Sen artık koca adam oldun. Ailenin erkeği sensin. Annen, ablaların sana emanet. Aileye bakarsın. Oku, memleketine faydalı bir adam ol.”
Babasının intihar edeceğini anlayan Muzaffer Bozok üzülmüş ancak babasına hiçbir şey söyleyememiş ve bitkin bir vaziyette eve dönmüştü. Herşeyi önceden planlayan Salih Bozok Atatürk’ün doktorlarına kalbine mi yoksa beynine mi silah sıksa daha etkili ölüm olur diye sormuş kalbine ateş ederse etkili bir ölüm olacağını öğrenmişti. Nitekim Muzaffer Bozok bir sabah okula giderken babasını banyoda görmüş, tıraş olduğunu sanmıştı. Oysa Salih Bozok, elindeki tentürdiyotla Atatürk öldüğünde kalbine ateş edeceği yeri işaretliyordu.
İntihara o kadar kararlıydı ki Atatürk’ün ölümünden 5 ay kadar önce 7 Haziran 1938’de biri çocuklarına, diğeri eşi Pakize Hanım’a olmak üzere Savarona yatında iki mektup hazırlamıştı. Eşine yazdığı mektuptan bazı bölümler şu şekildeydi:
 “….Sevgili Pakize; Ben hayatımı Atatürk’ümüzün hayatına bağlamış ve ondan sonra yaşamamaya karar vermiş bulunduğum için hayatıma nihayet verdim… Her şeyi kemal-i sükûnetle karşılayarak çocuklarımla sıhhat ve afiyetle yaşamını dilerim..’’
    10 Kasım 1938 sabahı saat 9.05’te Atatürk gözlerini yumduktan sonra saat 9.30’da alt kattan bir el silah sesi duyuldu. 10 Kasım sabahı Salih Bozok’un oğlunu okul müdürü çağırttı, “Derhal eve gidiyorsun” dedi. Muzaffer yolda bayrakların yarıya indiğini görmüş, Atatürk’ün öldüğünü anlamıştı. Ya babası? O da planladığını yapmış, Atatürk’ün ölüm haberini alınca bir odaya kapanmış, tabancasını çıkarıp kalbine sıkmış, ancak kurşun kalbi bulmadığı için yaralı olarak Şişli Sıhhat Yurdu Hastanesi’ne kaldırılmıştı.
Bu hikâyeyi sizlerle paylaşırken Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’e ve onun değerlerine adanmış bir hayattan bahsediyorum aslında. Vatan uğruna birlikte verilen mücadelenin ve inanmışlığın sonucunda oluşan karşılıklı güvenden, ülke çıkarlarından, memleket sevdasından ve bir ömre adanmış ölümüne bağlılıktan bahsediyorum aynı zamanda. Bugün bir darbe girişimi ile ülkemin demokrasisine kastedenler aslında insanımın yüzyıllardır birbirine duyduğu güven duygusuna ve içinde yaşadığı bu değerlere de kastediyor.
Ülkesini seven ve Cumhuriyetine bağlı, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten ve laiklikten yana nesiller yetiştirebilseydik belki de bugün bu olaylar yaşanmayacaktı. Oysa devletin kurumları Cumhuriyet rejimine bağlı bireyler yetiştirmek yerine birilerine yandaş yetiştirmeyi tercih etti. İşte bu yüzdendir ki önce Cumhurbaşkanının yaveri ihanet etti.
Sevgilerimle..

 



Bu yazı 8893 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI