Bugun...


Selahattin Daver

facebook-paylas
DEPREM GERÇEĞİ
Tarih: 24-10-2019 11:31:00 Güncelleme: 24-10-2019 11:31:00


Bu yazımda sizlerle 26 Eylül 2019’da Silivri açıklarında meydana gelen ve başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesinin genelinde hissedilen 5.8’lik depremden bahsetmek istiyorum. Yaklaşık bir ay önce bu deprem meydana geldiğinde tüm Türkiye deprem gerçeğini tekrar hatırladı. Özellikle 17 Ağustos 1999’da Gölcük depremini yaşayan Marmara Bölgesindeki vatandaşlarımız yaşadıkları korku ve tedirginliğin etkisi ile evlerine giremediler. Yine de birkaç hafta içinde gündem değişti. Ancak deprem gerçeğinin asla unutulmaması gerekiyor.

Çünkü Kuzey Anadolu Fay Hattı aktif ve büyük depremler üretebilen bir fay hattıdır. Fay hatları, uç uca eklenmiş kibrit çöpleri gibidir. Parça parçadırlar; bütün parçalar bir fay hattı oluştururlar. Fay hattını oluşturan her bir "kibrit çöpü" gibi olan parçaya segment denir. Deprem olduğunda genelde sadece bir segment kırılır, fayın tamamı kırılmaz. 17 Ağustos 1999’da Kuzey Anadolu Fay hattının İzmit segmenti kırılmıştır. Bu segmentin bir ucunun Yalova’da diğer ucunun Adapazarı’nda olduğu belirtilmektedir.

İşte Kuzey Anadolu Fay hattı üzerindeki segmentlerden biri olan Adalar segmentinde yaklaşık 250 yıldır büyük deprem meydana gelmediğinden büyük bir enerjinin biriktiğini tüm bilim adamları ifade etmekte, bu durumu büyük İstanbul depremi olarak nitelendirmektedir.

Birçok uzman, 2019-2021 yılları arasında bu depremi beklemekte, en uzun süreç bile 2029-2031 olarak hesaplanmaktadır.

Aslına bakılırsa İstanbul kadar riskli bir bölge de İzmir… Uzmanlar İzmir’de 2 adet aktif fay hattı bulunduğunu, bunların da enerji biriktirdiğini, İzmir’de de 7 şiddetinde deprem yaşanabileceğini belirtmekte. Madem ki deprem büyük bir gerçek, buna karşı hazırlıklı olmak zorundayız. Ancak ne İstanbul ne de İzmir şu an için böyle büyük bir depreme hazır değil. Bu hazırlıksızlığı ilk etapta iletişim ağlarının kopmasıyla anladık. Kızım İzmit’te yaşadığından depremi hissetmiş ve oldukça endişelenmiş. Deprem olduktan sonra ona ulaşamadığımız için ben de oldukça endişelendim. 5.8’lik orta şiddette bir depremde bile GSM operatörlerinin çökmesi oldukça tepki topladı.

Bundan sonraki süreçte yapılması gereken zemin ve bina etütlerinin tamamlanması, deprem yönetmeliğine uygun olmayan, dayanıksızlığı tespit edilen binaların boşaltılmasıdır. Kentsel dönüşüme hız verilmeli ve vatandaşlarımız güvenli binalara yerleştirilmelidir. Özellikle İstanbul’da deprem sonrası toplanma alanlarının çok kısıtlı olduğunu gördük ne yazık ki. Bu alanlar bir an önce arttırılmalıdır. Uzmanların uyarısı doğrultusunda Marmara’da özellikle Pendik, Maltepe, Kartal, Zeytinburnu, Bakırköy ve Avcılar kıyılarında oturanlar binalarını mutlaka kontrol ettirmelidir.

Yaşanan depremden sonra İstanbul’da riskli bölgelerde yer alan konutlar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ücretsiz bina deprem testi yapmaya başladı; benzer bir çalışmanın İzmir için de yapılmasını bekliyoruz.

Defalarca kez söylendiği gibi deprem değil, binalar öldürüyor. Türkiye bir deprem bölgesi olduğundan bir an önce depremle ilgili önlemlerin alınmasını diliyor, Marmara’daki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum.



Bu yazı 117 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI