Bugun...


Selahattin Daver

facebook-paylas
İLELEBET CUMHURİYET ve ADALET
Tarih: 26-10-2018 11:41:00 Güncelleme: 26-10-2018 11:41:00


Değerli okurlarım,

Son günlerde akıllarda soru işareti yaratan en önemli konu gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi. Olay hakkındaki sır perdesi henüz aralanabilmiş değil.

Türk vatandaşı nişanlısı ile evlenmek için gerekli yasal işlemleri halletmek üzere 2 Ekim 2018'de İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na giden Cemal Kaşıkçı'dan bir daha haber alınamadı. 2 Ekim’den 19 Ekim’e dek, her şeyi inkâr eden Suudi yönetimi, 19 Ekim’de Kaşıkçı’nın öldüğünü kabul etti.

Yaptıkları resmi açıklamaya göre, Suudi Arabistan’dan iki özel uçakla gelen 15 kişi Kaşıkçı’yı ülkesine dönmesi için ikna etmeye çalışırken arbede çıktı ve gazeteci hayatını kaybetti. Aslında bu resmi açıklamanın ne yazık ki hiçbir şey açıklamadığı ortada. Kaşıkçı ölünce neden doğrudan resmi bir açıklama yapılmadı, olay örtbas edilmeye çalışıldı ve şu an gazetecinin cesedi nerede? Bu soruların hiçbiri cevaplanmış değilken Suudi Arabistan’ın açıklamasını Trump yeterli buldu. Almanya, İngiltere, Fransa gibi AB ülkelerinin hükümetleri yeterince inandırıcı bulmadıklarını belirttiler. Mısır ve Yemen ise konunun bir an önce kapanmasını istercesine Suudi Arabistan’a tam destek verdiler.

Hepimizin bir kere daha gözlemlediği gibi Suudi Arabistan’ın uluslararası platformda bir dokunulmazlığı söz konusu. Çünkü Suudi Arabistan dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ülkelerinden ve dünyanın en büyük silah ithalatçılarından birisi. ABD, ihtiyaç duyduğu petrolün önemli bir kısmını Suudi Arabistan’dan satın alırken Suudi Arabistan da silahlarının çoğunu ABD’den alıyor. İki ülke arasında petrol-silah değiş tokuşu anlamında güçlü bir ittifak söz konusu. Benzer şekilde Avrupa ülkelerinin çoğu petrol konusunda Suudi Arabistan’a bağımlı. Bu nedenle Suudi Arabistan’ın yaptığı insan hakları ihlalleri ya da bu ülkenin azmettirdiği cinayetlere kimse ses çıkaramıyor. Avrupa medyasında Kaşıkçı cinayeti nedeniyle Suudi Arabistan’a karşı tepki oluşsa da ABD’nin güdümüne girmiş, emperyalizmin kölesi olmuş bu ülkeye somut hiçbir yaptırım uygulanmadı.

Olayın Türkiye’deki bir konsoloslukta yaşanması ise ülkemiz üzerinden yeni bir oyun kurulmaya, yeni planlar yapılmaya başlandığının işaretidir. Şu anda cinayetin aydınlatılması konusunda gerçek bir çaba sarf eden, bir insanın katledilmesine tepki gösteren, araştırmanın peşini bırakmayan tek ülke Türkiye. Uygarlıklar tarihinde de emperyalizme, işgalci güçlere karşı sürekli direnmiş her defasında bağımsızlığını kazanmış tek ulus Türk Ulusu’dur. Cumhuriyet Bayramımızın yaklaştığı şu günlerde, ülkemizin bu zorlu adalet ve insanlık sınavını da en iyi şekilde vereceğine, cinayetin aydınlatılıp tüm faillere ve azmettirenlere gerekli yaptırımların uygulanacağına yürekten inanıyorum.

Bu 29 Ekim’de Cumhuriyetimiz’in ilanının, bağımsız ve demokratik bir hukuk devleti olmamızın 95. yılını kutlayacağız. Yazımı sonlandırırken Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi minnetle anıyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene!



Bu yazı 304 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI