56836209
Bugun...


Selahattin Daver


facebook-paylas







IRAK’TA REFERANDUM
Tarih: 29-09-2017 09:31:00 Güncelleme: 29-09-2017 09:31:00


Değerli okurlarım,
Son günlerde gündemi en çok meşgul eden ve ülkemizi en yakından ilgilendiren konu Irak referandumu. Barzani yönetiminin Duhok ve Erbil merkezli Kuzey Irak Kürt Devleti’nin ilanı için seçtiği referandum tarihi 25 Eylül olarak belirlenmişti. Suriye PKK’sı PYD ise Afrin, Haseke, Rakka, Ayn el-Arab ve Tel Abyad bölgelerini kapsayan sözde federal devlet için oylama tarihi olarak 28 Eylül’ü seçti.
Referandum için hazırlanan oy pusulalarında "Kürdistan bölgesel Yönetimi ve tartışmalı bölgeleri de içerisine alan bir bağımsız Kürdistan devletinin kurulmasını istiyor musunuz?" deniliyor. Peki bu duruma nasıl gelindi? Sınır güvenliğimizi tehdit eden, başta Ankara Anlaşması olmak üzere pek çok uluslararası anlaşmayı ihlal eden, kanlı terör örgütü PKK/PYD tarafından desteklenen böylesi bir yapılanma nasıl oluştu?
Sayın okurlarım bu yapılanma birkaç yılın değil çok uzun süreli bir stratejinin sonucudur. Değerli yazar Emekli Albay Erdal Sarızeybek, Kurt Kapanı adlı kitabında 2010 yılında Ortadoğu’da oynanan oyunlardan detaylı şekilde bahsetmiştir. Yazarın da değindiği gibi başta İsrail olmak üzere pek çok batılı devletin amacı Ortadoğu’daki devletlerin küçük özerk parçalara ayrılması, en sonunda ise bağımsızlıklarını kaybederek tamamen yok olmalarıdır. 1982’nin şubat ayında Yahudi diplomat OdedYınon yazdığı bir makalede, İsrail’in güçlenmesi için “Irak’ın Şii ve Sünni devletler ve Kürt devleti olarak” ayrılması gerektiğini belirtmiş ve bunu izlenmesi gereken bir strateji olarak açıklamıştır. İşte 1982’den beri düşünülen başta İsrail ve Amerika tarafından desteklenen, Büyük Ortadoğu Projesi olarak anılan sistemin temelinde bu plan yatmaktadır. Yıllar önce mümkün değil dediğimiz şey ise şu an gerçekleşiyor. Bizim bez parçası olarak gördüğümüz, asla bayrak değeri taşımayan paçavralar şimdi sözde devlet sembolü olmaya hazırlanıyor. Elbette Avrupa Birliği ülkeleri ya da Amerika’dan konuyla ilgili tepki gelmiyor; hatta İsrail bu sözde devleti tanıyacağını bile açıklıyor. Referandum kararına sert tepki gösteren tek ülke ise tabi ki Türkiye; çünkü sınır güvenliği tehlikeye düşecek olan, yıllardır dış güçlerce silahlandırılan terör örgütünün kanlı eylemlerine maruz kalacak olan yine Türkiye…
Peki son zamanlarda tartışıldığı gibi bu özerk yapılanmanın ortaya çıkması halinde Türkiye, Musul’a müdahale yetkisine sahip olacak mı? Bunu Ankara Anlaşmalarına ve Milletler Cemiyeti Komisyonu'nun belirlediği Brüksel Hattına bakarak incelemek gerekir. 1926 ve 1946’da imzalanan Ankara Anlaşmalarının 5. Maddesi günümüz Türkçesiyle ''Antlaşmanın taraflarından her biri birinci maddede belirtilen sınır hattını kesin ve saldırıdan korunmak üzere kabul ve bunu değiştirmeye ait her türlü teşebbüsten sakınmayı kabul eyler'' şeklindedir. Bölgede özerk bir yapının oluşması halinde değişmeyeceği taahhüt edilen Türkiye-Irak sınırı değişecektir. Aynı şekilde Milletler Cemiyeti tarafından Musul’un durumuyla ilgili hazırlanan ve sonradan Türkiye-Irak sınırını belirleyen Brüksel Hattı da ihlal edilecektir. Bu durum Musul’a müdahale imkânı vermemektedir. Ancak ulusal ve uluslararası anlaşmaların ihlali söz konusu olduğundan Türkiye gerekli diplomatik yaptırımları elbette uygulayacak; yeterli olmazsa sınır güvenliğini sağlamak üzere güç de kullanacaktır.
Bu vahim süreçte ne yazık ki ülkemizin de hataları olduğunu gözden kaçırmamak gerek. 26 Şubat 2017 tarihinde Barzani Türkiye’ye geldiğinde Atatürk Havalimanında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin flaması, Türk bayrağıyla birlikte göndere çekildi. Bu davranış Irak devletine karşı yapılmış bir hata olmakla birlikte şanlı bayrağımıza karşı da yapılmış bir haksızlıktır. Zamanında yeterli tepki gösterilmediği için de Barzani şu an bu yanlış girişimlerde bulunma cüretini göstermektedir.
Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacağımız bu günlerde Kurtuluş Savaşımızı hatırlıyor ve Barzani’ye hatırlatıyoruz. Unutulmamalıdır ki terörizmle bir devlet kurulamaz ve o terör örgütünün bezi bayrak olarak göndere çekilemez. Devlet olabilmek için, ulusal egemenlik için şanlı bir tarih, şerefli bir mücadele gerekir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi “Ne mutlu Türküm diyene!”
Selahattin DAVER

 



Bu yazı 140 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 106. Sayı
    106. Sayı
  • 105. Sayı
    105. Sayı
  • 104. Sayı
    104. Sayı
  • 103. Sayı
    103. Sayı
  • 102. Sayı
    102. Sayı
  • Bizim Life 3. Sayı
    Bizim Life 3. Sayı
  1. 106. Sayı
  2. 105. Sayı
  3. 104. Sayı
  4. 103. Sayı
  5. 102. Sayı
  6. Bizim Life 3. Sayı
FOTO GALERİ
YUKARI