56836209
Bugun...


Semiha Paçacı


facebook-paylas







KENDİME YAZILI İTİRAFIM ASLINDA
Tarih: 12-10-2017 08:22:00 Güncelleme: 12-10-2017 08:22:00


Ne özür, ne de pişmanlık bu yazım... Sadece gerçeği duymak, görmek belki de...
Kendime yazılı itirafım aslında... Neyse o yani...
Beni tanıyan bilir, tanımayan da sağdan soldan duyduğuyla sever veya sevmez. Hiç takılmam olumsuz düşüncelere. Hep gülmekten yanayım...
Ben kendimi bildikçe, içim rahat, kalbim temiz oldukça mutluluğumu, huzurumu kimsenin bozmasına izin vermem. Hayat kısa ve günler belli bir yaştan sonra hızla akıp gidiyor. Kendimi anlatmayı dert edinmem ve lafımı da pek sakınmam doğru gördüğüm şeylerde. İşte tam da bu sebeple, yıllardır hep eleştirdiğim oda başkanımla ilgili "kendime yazlı itirafım var aslında" diyebilirim. Bu yazımı okurken başka hiçbir mana aramayın lütfen... Ya da arayın, farketmez...
İzmir Eczacı Odası seçim sonuçları ile ilgili görünse de ilk bakışta; mantıken, tavsiye niteliğinde tüm odaların seçim sonuçlarını doğru yorumlanması adına düşünülebilir.Ve eczacılık mesleğimizin geleceğine dair en doğru Türk Eczacıları Birliği yönetimini oluşturma adına da düşünülebilir.
Şöyle ki; ülkemizde birçok il de eczacı odası seçimleri yapıldı. Kaç liste yarıştıysa da sonuçta tek liste kazandı. Çoklu liste olan illerde  bu aşamaya gelene kadar da, karşılıklı atışmalar, kızışmalar,kısmen olumsuzluklar, restleşmeler, vs. yaşandı. Keşke olmasaydı ama normal bir durum, oluyor. Engel olunması zor o arenada... Bu yazımı okuyan hiç kimse (tek liste değilse) bu cümlelere itiraz edemez. Ancak, sadece seçimler sonuçlanana kadar kısmen normal aslında... Sonrası  hepimiz için, eczacılık mesleğimiz için çok önemli... Akılcı olmak lazım...İşbirliği, güçbirliği yapmak lazım...
Bildiğim kadarıyla seçimde kimse kimseyi öldürmedi, kimsenin kimseden çıkarı yok, hepimiz aynı amaçla bu mesleği yapıyoruz ve en doğru şekilde de TEB in bizleri temsilini istiyoruz.
İl geneli seçinmlerde, Yüksek seçim kurulu kararıyla mazbatayı alan grup, artık hepimizin başkanı ve yönetimi... İstesekte, istemesekte...
İzmir Eczacı Odası, en yüksek eczacı sayısına sahip olan illerden biri, biliyoruz bunu. Yıllardır da eczacılığın en üst kurulunda pek etkin rol alamıyor. Çekişmeyi bırakıp, en doğru kişiyi veya kişileri biz eczaları temsilen, kendi odamızdan TEB e göndermeliyiz.  Hep birlikte el ele vererek, tam da bu zaman, çok geç olmadan, bu ekibin yanında olmalıyız. Bence faydalı olabilmenin azı çoğu olmaz, olabildiğimiz kadar... Bilgi alışverişi yaparak, il dışından da destek isteyerek, yıpratmadan, köstek olmadan, kıskanmadan, ayrışmadan, ayrıştırmadan, ülkenin durumunu görmezden gelmeden, bireysel düşünmeden, geçmişle yaşamadan, tamamen saf, tertemiz düşünerek yol almalıyız...Böyle davranmanın kime ne zararı olur ki? Veren el, alan el olabiliriz. Ne kaybederiz ki?
Bu yazım, kendime yazılı itirafım aslında...
 Başka illerin seçim sorunları ile hiç ilğilenmedim. Fakat, İzmir Eczacı Odası Başkanı  için seçim öncesi konuşulan şuydu;
Yaklaşık 16 yıldır görevde olduğu, istese de istemese de yıprandığı, seveni gibi sevmeyenin de haliyle olduğu, kendi ekibi içinden birinin aday olmasının doğru olduğu, sadece kendi ekibini kolladığı, ayrım yaptığı, vs  vs... yani sözlü olarak bayağı karmaşıklık var gibiydi...
Ekibinin ısrarıyla, konuşulanlara göre de "yıpranmışlığıyla" son haftalarda adaylığa zorlanmış bir başkan, bir önceki seçimden daha yüksek oy farkıyla koltuğu bırakmıyorsa, seçilerek geliyorsa, takdir edilmeli diyorum... Ve bunu önce kendime yazılı itiraf ediyorum.
Çünkü ben, yıllardır başkana dair hep eleştirel, olumsuz sayılabilecek, belki karşı tarafı desteklemeyen ama mevcut başkanı eleştiren yazılar yazdım. Yaklaşık 16 yıl başkanlık yapmış kişi, tekrar seçimle ve oyunu arttırarak gelebilmişse söyleyecek bişey bulamıyorum. Sadece "takdir ve tebrik ediyorum" diyebilirim.
"Hakediş" seçimle olmuşsa eğer, ciddi dikkate değer bir kelime benim için... Sırf bu sebeple bile hep birlikte, el ele vererek, bir adım yukarıya taşımak "yeri ve zamanıdır" diyebilirim... Ekibinden başka kimseye ihtiyacı olmadığı da gayet ortada aslında. Ancak destek küçücükte olsa destektir. Doğru yeri, doğru zamanı kaçırmamak lazım... O gün bugün bence...
 Gereği de bu, normali de bu...
İşte bu yazım, kendime yazılı itirafım aslında...
Yine ben, oda seçimlerinden önce sosyal medya hesaplarımdan, odamızın dergisindeki başkanın bir röportajına istinaden TUNCAY SAYILKAN nın başkan adayı olmadığını paylaşmıştım. Çünkü okuduğum röportaj beni oraya götürdü. Teyit amaçlı da, onun ekibinden birkaç kişiyle telefonda yazı üzerine konuştum. Aynı algıyı duyunca da,  kendimi doğrulamış oldum. Ve eğer ayrıldıysa " çok az zaman kaldığı için, seçimde ekip  başarısız olur, karmaşıklık mutlaka olur" diye yazmıştım. Aslında bu yoruma başkan değil, ekibi kızabilirdi. Ben o ekipte olsam kızardım...
Bugün aynı röportajı yine okusam, yine aynı düşünürüm.( yine eleştiri ) Zamanlama hatası  var gibi sanki... Ancak eleştirim bu şekilde olmazdı.
Röpartajı yapan suçlu değil, bu şekilde cevap veren suçlu değil, basın yayın komisyonun dan geçmiş, denetleyenden geçmiş, postaya veren suçlu değil de, akşam çıkışa yakın eczane de "yaşasın dergi geldi, okuyayım" diyen ve bu algıyı alan eczacı mı suçlu yani? Gerçi, bu ekipten kimse bana olumsuz tek bir söz söylemedi ... Bu da diğer tarafı... Ve önemli bence...
Bu yazım, kendime itirafım aslında...
Sonuç odaklı ele alırsak, 16 yıllık bir başkanın ve ekibinin karşısında da;  üç seçimdir oluşmuş, çalışmaya, hizmet etmeye hazır bir yeni ekip vardı. Seçimi kazanabilirliği de konuşuluyordu. Ancak, İzmir Eczacı Hareketi  "yıprandı, artık gitmeli denilen" bir başkana önceki seçimden daha fazla oy farkıyla koltuğu veriyorsa "üzgünüm" diyerek şu yorumu yapmayı doğru buluyorum. İzmir  Eczacı Hareketi de"başkanını ve yönetimini sorgulamalı, nerede hata yapıyoruz" diyebilmeli... Bu son seçim sonucu karşıdan bakan için pek hoş durmuyor ve "revizyona gidilmeli" uyarısı veriyor sanki...
Bu yazım, kedime yazılı itirafım aslında...Ve hepimize diyorum ki;
 Yaşam kaynağımız olan , kendi ülkemizde, kendi milletimizle yaşadığımız sürece,  herşey unutulur, affedilir... Eşlerimizle, çocuklarımızla, dostlarımızla, kardeşlerimizle iyi ve kötü olduğumuz zamanlar olmuyor mu?  Kötülükten, husumetten kar eden olmuş mudur? Ülkemizin ve mesleğimizin geleceği açısından bakıldığında, çok daha önemli sorunlarımızın olduğu aşikar değil mi? Birlik ve beraberliğin en gerekli olduğu zaman değil mi sizce de?  Çok sevildiğini hissetmek ile sevilmediğini bilmek arasında, manevi güç , manevi his farkı çok değil mi sizce de? Bir alkış mı, bin alkış mı tatminkar sizce?
Hepimiz eczacıyız, hepimiz TEB in alacağı kararlar ile geleceğimize yön veriyoruz.
 TEB seçimi öncesinde, il içinde yaşanmış geçmişi geride bırakarak, meslek geleceğimiz için en doğru yönetimi oluşturma yoluna girmeliyiz. TEB seçiminde el ele vererek, İzmir Eczacı Odası olarak tarihe imza atmak çok zor olmasa gerek... Bİrbirimizi sevelim, güç verelim ve güç alalım. İyilik hiçbir zaman kaybetmez, hep kazanır diyorum ve sevgiyle ayrılıyorum.



Bu yazı 946 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 106. Sayı
    106. Sayı
  • 105. Sayı
    105. Sayı
  • 104. Sayı
    104. Sayı
  • 103. Sayı
    103. Sayı
  • 102. Sayı
    102. Sayı
  • Bizim Life 3. Sayı
    Bizim Life 3. Sayı
  1. 106. Sayı
  2. 105. Sayı
  3. 104. Sayı
  4. 103. Sayı
  5. 102. Sayı
  6. Bizim Life 3. Sayı
FOTO GALERİ
YUKARI