Bugun...


Sibel Ağı Günerhan

facebook-paylas
Çevre için Umut Var…
Tarih: 07-06-2018 14:31:00 Güncelleme: 07-06-2018 14:31:00


1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı ve o tarihten bu yana her yıl Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor. Ülkemizde de bu amaçla 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti.

Yazılarım genellikle çevre ile ilgili olsa da bu sayının çevre haftasına denk gelmesi nedeniyle, özellikle çevre sorunlarıyla ilgili bir yazı yazmayı istedim.

Malum, nehirlerimiz ağır kirlilik baskısı altında. Ergene, Gediz, Büyük Menderes de kirlilikten nasibini alan nehirlerimizden. Ancak, Büyük Menderes Nehri ile ilgili sevindirici ve umut veren bir gelişme var. https://www.iklimhaber.org sitesinde yer alan habere göre; WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA), Büyük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin önüne geçmeyi hedefleyen bir proje başlattılar. Proje kapsamında, tekstil sektörüne yönelik “temiz üretim” amaçlı eğitim çalışmaları yapılıyor ve tekstil üreticilerinin iyileştirmeye yönelik projelerine teknik ve finansal destek sağlanıyor.

Haberde yer alan bilgilerden devam edecek olursak; Büyük Menderes Havzası’nda gerçekleştirilen sanayi ihracatının yaklaşık %50’si tekstilden sağlanmaktadır. Türkiye’nin en büyük 500 firmasından 10’u havza sanayinin merkezi olan Denizli’de bulunmaktadır. Havza ihracatının %80’ini sağlayan il, Türkiye’de ihracat sıralamasında 8. Sırada yer alıyor. Ancak diğer sektörlerde olduğu gibi tekstil sektörü de su sorunları ile karşı karşıya. Tekstil sektörü, boyama ve apre işlemlerinde yüksek miktarda su kullanımı nedeniyle özellikle hassas konumda. Birçok uluslararası alıcı için tedarik zincirinde kaynak verimliliği öncelikli hâle gelmiş durumda. Bu hususlar göz önüne alındığında, Denizli’nin küresel rekabet gücünün korunması için temiz üretimin yaygınlaşmasının elzem olduğu görüşleri yer alıyor.

Proje yetkililerinin söylediklerine göre; Denizli’de atılan adımla diğer sektörlere, havzalara ve dünyaya örnek olacak büyük bir dönüşüm hedefleniyor. Bu projeyle Türkiye’ye örnek olacak bir model ortaya konulmaya çalışılıyor. Ancak bunu yaparken de ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanması ve sektörel rekabetin korunması amaçlanıyor. Uluslararası öneme sahip Bafa Gölü ve Büyük Menderes Deltası gibi sulak alanlarımızın korunması da ancak bu şekilde sağlanabilir. Toplam 12 milyon Euro’ya varacak yatırımla yıllık, %20’ye varan su, enerji ve kimyasal tasarrufu sağlamak mümkün; bunun maddi karşılığı ise 10 milyon Euro. Yapılacak yatırımların 1-3 yıl gibi bir sürede geri kazanılması öngörülüyor.

Çocukluk çağımda ilk kez gittiğim Almanya’da unutamadığım görüntülerden biri şehrin içinden geçen ve tertemiz akan derenin görüntüsüdür. İçinde balıkları yüzerken izlemiş, hiç kimsenin dereye çöp atmayışı ya da balıkları yakalamaya çalışmayışı çocuk aklımla bile beni hayrete düşürmüştü. Sonraki yıllarda meslek seçimim ve ilgi alanlarımın da etkisiyle daha güzel bir kentte yaşamanın hayalini kurarken, içinde balıkların oynaştığı, şırıl şırıl akan dereler benim hayallerimin başlangıç noktası oldu. Dilerim, Büyük Menderes Nehri için geliştirilen bu proje tez zamanda sonuç verir ve diğer tüm nehirlerimiz için örnek olur.

Ama aslolan ve daha kolay olan şey o nehirleri kirletmemek, asıl bunu anlamak gerek!

  

 



Bu yazı 1712 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI