casino siteleri 1xbet

supertotobet betist
şişli escort beşiktaş escort etiler escort beylikdüzü escort
izmit escort | izmit escort | escort izmit | escort izmit | kocaeli escort
beylikdüzü escort istanbul escort ümraniye escort
izmir escort izmir escort izmir escort escort izmir bayan izmir escort bayan denizli escort mersin escort bayan kayseri escort bayan malatya escort bayan

izmit escort izmit escort

Bugun...


Sibel Ağı Günerhan

facebook-paylas
Coronaya Dair
Tarih: 19-05-2020 18:13:00 Güncelleme: 19-05-2020 18:13:00


31 Aralık 2019 tarihinde saatler 00:00’a yaklaşırken, kimilerimiz evlerinde, kimilerimiz eğlence mekanlarında 10, 9, 8…0 diye 2020’nin gelişini kutluyorduk. 2019 bitsin, 2020 gelsin yeni umut ve heyecanlarıyla diyorduk. 2020 geldi gelmesine de pek de öyle beklendiği gibi başlamadı. Gelen gideni çoktaaaann arattı.

 

Avustralya’da sönmek bilmeyen yangınlar, ülkemizde deprem, çığ felaketleri ile2020’nin başındayken daha yüreklerimiz dağlanıyordu.Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan virüs dalga dalga tüm dünyayı etkisi altına alıyordu. Biz de nasibimizi aldık salgından. Sırasıyla ülkeler arasında sınırlar kapatılmaya başlandı, uçuşlar iptal edildi, okullar tatil edildi, şehirlerarası yolculuklar yasaklandı.

 

Biz de kızımın okulunun kapanması ile birlikte eve kapandık. Henüz çocuklara sokağa çıkma yasağı getirilmemişti ama kızımın çok sıcakkanlı olması ve çok hareketli olması sebebiyle virüsü sarılacağı bir kişiden, ya da dokunacağı bir yerden kapma endişesi ile “evde kal” çağrılarına ilk günden uyum sağladık. Eşim de üniversitedeki görevini evden yürüttüğü için ara sıra temel ihtiyaçlar ve onun üniversiteye gitmesinin gerektiği durumlar dışında bu süreyi evde geçirdik.

 

Coronalı hayata uyum sağlamaya çalışırken hergün yeni bir bilgi ile yaşam tarzı değişikliği giriyordu hayatımıza. O günlerde belediyeler dışarıdan yemek söylemeyin çağrıları yapıyor, restoranlar ise paket servis hizmetlerimizle sizlerin yanınızdayız diyorlardı. Yine aynı günlerde sıklıkla 65 yaş üstü kişiler için, hastalığın onlarda daha ağır seyrettiği gerekçesiyle sokağa çıkmasınlar deniliyordu. Bu konuya o kadar vurgu yapıldı ki bankta oturan yaşlıların üzerine balkondan su dökenler bile oldu! Biz de onlara virüs bulaştırma ihtimaline karşılık görüşmedik anne ve babamızla. Herkes birbirini potansiyel hasta kabul etti. Eskiden uzmanlar negatif insanlardan uzak durun diyorlardı, şimdi ise pozitif olma ihtimaline karşılık herkesten uzak durmalıydık.Sadece hastalık kapmak değildi burada korkulan şey, taşıyıcı olup bulaştırma ihtimali ve bunun neden olacağı vicdan azabıydı aynı zamanda. 

 

Sağlık Bakanının ekranlara çıkmasını beklemek ve açıklayacağı rakamları dinlemek günlük rutinimiz haline geldi. Tartışma programlarının hiç bitmeyen gündemi olan siyaset, tacınıcorona virüse devretti. Bir noktadan sonra ölenler insan değilmiş de rakamdan ibaretmiş gibi bir hal aldı. Hiç cenaze töreni görmüyorduk onca ölen insana karşın.

 

Onlarca insan işsiz kaldı. 48 yaşımdayım, 20 yıllık işimden dün çıkartıldım diyordu İŞKUR’un önünde röportaj yapılan adam. Ne yaparım bu saatten sonra, iki çocuğum okuyor daha diye ekliyordu gözleri dolarak. Onun gibi niceleri oldu bu dönemde. Bir yanda evde kalmaktan sıkılma şımarıklığı, diğer yanda evde kal çağrılarına istese de uyamayanlar, başka bir yanda işinden çıkarıldığı için evde kalmak zorunda olan ama yiyecek parası bile bulamayanlar…

 

Corona virüsün ülkemize girdiği 11 Marttan bugüne pek çok ilk yaşadık. Bilimin, tarımın ve üretimin, meslek liselerinin ne denli önemli olduğu anlaşıldı herkes tarafından. Eve kapanmak bir yandan zorlarken, diğer yandan ise tepesine bombalar yağdığı için evinden, ülkesinden kaçmak zorunda kalan insanları daha iyi anladık. Maske bizim bir parçamız haline geldi. Polisin, zabıtanın yaşlılar için alışveriş yaptığı görüntüler gördük. Parkların ve açık alanların önemi bir kez daha anlaşıldı. Bitişik nizam evlerin kentteki hava sirkülasyonunu önlediği gerçeği çıktı bir kez daha karşımıza. Bu süreçte eğitimin uzaktan yapılması gibi, toplantılar da uzaktan yapıldı hep. Eskiden bir şehirden diğerine ya da aynı şehirde farklı mekanlara gidilerek yapılan ve yakıt ve zaman açısından oldukça külfetli olan toplantılar; evde, bir bilgisayarın başında kolaylıkla yapılabildi. Dilerim bundan sonra da böyle devam eder. Asgari ücret tespiti için komisyon üyelerinin defalarca toplanması ve sonuçta çıkan rakamın komikliği karşısında hep “toplantı yapmak için harcadıkları parayı asgari ücretlinin maaşına ekleseler daha iyi ederler” diye geçirirdim aklımdan. Hiç değilse bundan sonra atılan taşın ürkütülen kurbağaya değmediği işler için bari online toplantılar yapılsa.Hele seçimler... Seçimler için şehir şehir, kasaba kasaba dolaşılması ve seçim propagandası yapılması bana hep kaynakların kaybı gibi gelirdi. Ve keşke televizyonlardan yapılsa propagandalar derdim hep. Bu süreç umarım o duruma evrilir.

 

Mayıs ayı ortalarına geldik. İş yerleri yavaş yavaş açılmaya başlandı. Ama tespit edilen hasta sayısı günlük bazda2000’e yakın. Dolayısıyla yolumuz daha uzun. Havaların soğumasıyla nasıl bir hal alacağı da belli değil. Güvenme güzelliğine bir sivilce yeter, güvenme malına bir kıvılcım yeter sözüne bir de;hiçbir şeye güvenme bir virüs yeter sözünü de eklemek gerek.Bakalım ilerleyen günler bize ne gösterecek. Umarım daha fazla can kaybı yaşanmaz, işini kaybeden insanlar da en kısa zamanda işlerine dönebilirler. 



Bu yazı 28419 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI