Bugun...


Sibel Ağı Günerhan

facebook-paylas
Sürdürülebilir Ege’ye Doğru
Tarih: 09-03-2018 14:22:00 Güncelleme: 09-03-2018 14:22:00


Yazılarımı takip edenler hatırlayacaklardır. Hatırlamayanlar için de “Sürdürülebilir Ege Üniversitesi, Neden Olmasın?” başlıklı yazımı öneririm (https://wp.me/p3mIGQ-d2). O yazımda; “Ege Üniversitesinin yeni bir kimliğe bürünmesi ve çevre ve sürdürülebilirlik felsefesinin üniversite kültürü olarak benimsenmesi için yeni atanan rektör Sayın Prof.Dr.Necdet Budak’ı bir şans olarak görüyorum. Atandığı günden itibaren herkesi kucaklayan yaklaşımlarıyla sürdürülebilirliği de benimseme ve kucaklama ihtimalini görüyorum. En azından öyle umut ediyorum” ifadelerini kullanmıştım. Düşüncelerimde yanılmamışım. Sayın Rektör Prof.Dr.Necdet Budak değerli vakitlerini ayırıp bana randevu verdi ve Ocak ayı içinde bir görüşmemiz oldu. Eşim Doç.Dr.Hüseyin Günerhan’ın da bulunduğu görüşmede konu tabi ki sürdürülebilir üniversite idi. Ben görüşlerimi aktardım, ödül aldığımız makaleden bahsettim, kendisi de sabırla dinledi. Görüşmeye Rektör yardımcısı Sayın Prof.Dr.Canan Abay da dahil oldu bir süre sonra. Banim de komisyonlara katılabileceğimi ifade ettiler. Komisyonlar oluşturuldu ve bu konuda çalışmalar başladı.

Eğitim ortamını özlemişim. Bir ana komisyon ve bir alt komisyon toplantısına katıldım. Yeni öğretim üyeleri tanıdım, onlardan yeni şeyler öğrendim. Bir şeyler öğrenebildiğim ortamlar bana her zaman büyük keyif vermiştir, yine öyle oldu. Katkı koymayı çok arzu ettiğim bu sürece dahil olmaktan dolayı son derece mutluyum. Bana hayatın anlamı nedir diye sorsalar buna iki cevabım olur. Birincisinin konumuzla ilgisi olmadığı için burada değinmeyeceğim ama ikincisi tam da bu: Çevrenin korunması, sürdürülebilirlik adına elimi taşın altına koymak. Bu dünyayı, hadi dünyayı boş verelim ülkemizi, kentlerimizi, doğamızı çok hor kullandık. Sahip olduklarımızın değerini hiç bilmedik. Büyük bir aç gözlülükle hareket ettik, ediyoruz. Çocuklarımıza kötü bir miras bırakıyoruz. Bundan dolayı hepimiz suçluyuz, kusurluyuz ve bunun vicdan azabını ben kendi adıma duyuyorum. Bu konularda çaba sarf edersem –ama küçük ama büyük- kendimi daha bir insan hissediyorum. Hayatım anlamlanıyor. Ve elbette ben güzel yerlerde yaşamak, temiz, sağlıklı bir çevrede hayatımı sürdürmek istiyorum. Bu çalışmaları sadece vicdani bir sorumlulukla değil, kendi yaşamak istediğim çevreyi oluşturmak adına da istiyorum.

Sürdürülebilirlik, başlangıcı olan ama sonu olmayan bir süreçtir. Çok emek ister, saygı ister. Alışkanlıkların değişmesi zaman alacaktır. Ama bu yolda en kıymetli şey, bu sürece inanan bir yöneticinin varlığıdır. İyi ki varsınız Necdet Hocam. İyi ki bu süreci başlattınız. İyi ki beni de dahil ettiniz.

Yaptıklarınız ve yapacaklarınız için şimdiden teşekkürler.



Bu yazı 1332 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI