56836209
Bugun...



Koç: Bu Kadar Sık Yangın Meydana Geliyorsa Bir Eksiğimiz Var Demektir!
Tarih: 14-07-2017 12:53:54 + -


25. Dönem İzmir Milletvekili Murat Koç, yaz aylarının gelmesiyle birlikte gündemden düşmeyen orman yangınlarına dair yaptığı açıklamada, ‘her yıl ormanlarımız yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Ülkemizin ve çocuklarımızın istikbali yanıyor. Orman demek sadece ağaç demek değildir. Orman iklim demektir. Orman, yağış ve yağmur demektir. Orman, bereket demektir. Orman, oksijen demektir.’ Dedi.

facebook-paylas
Tarih: 14-07-2017 12:53

Koç: Bu Kadar Sık Yangın Meydana Geliyorsa Bir Eksiğimiz Var Demektir!

25. Dönem İzmir Milletvekili Murat Koç, yaz aylarının gelmesiyle birlikte gündemden düşmeyen orman yangınlarına dair yaptığı açıklamada, ‘her yıl ormanlarımız yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Ülkemizin ve çocuklarımızın istikbali yanıyor. Orman demek sadece ağaç demek değildir. Orman iklim demektir. Orman, yağış ve yağmur demektir. Orman, bereket demektir. Orman, oksijen demektir.’ Dedi.

Orman yangınlarının nedenlerini değerlendiren Koç, ‘Ülkemizde her yıl, özellikle yaz aylarında orman yangınlarımız artıyor. Neden artıyor bu yangınlar? Yetkililer yangın sebeplerini niçin araştırmıyorlar, konuyu ciddi şekilde masaya yatırıp çözümlerini neden aramıyorlar?
Sayın Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu açıklama yapıyor. ‘Orman yangınlarının yüzde seksen yedisi insanların hatalarından kaynaklı’ diyor. Peki bu hatalar neler, yangına sebebiyet veren hatalar tespit ediliyor mu? Orantılı olarak analiz ediliyor mu?
Üzerinde durulması ve cevaplanması gereken soruların başında, yangınlarda devletimizin hataları neler, vatandaşlarımızın hataları neler? İhmaller ve hazırlanan ortamlar nedir?
Bunları cevaplayarak, çözüm ve çarelerini üretmeliyiz. Bir günde yüz elli yedi yerde birden meydana gelen orman yangınlarını ve özellikle de Cumartesi –Pazar günlerine isabet eden yangınların hangi boşluklardan dolayı oluştuğunu iyi analiz etmeliyiz. Ben takip ediyorum ve vurguluyorum yangınlar genel olarak hafta sonları meydana geliyor.’ Diye konuştu.
Dünyada orman yangınlarına karşı alınan önlemlerin araştırılarak, ülkemizde de bu yöntemlerin uygulanması gerektiğine vurgu yapan Murat Koç, ‘Dünyada ormanlar korunuyor, değerlendiriliyor. Dünyadaki orman yangınları ile ülkemizde oluşan orman yangınlarını oranlamalıyız. Dünyada orman yangınlarının önüne geçmek için ne tür çalışmalar yapılıyor? Biz ne yapıyoruz? Acaba bizim bir planlamamız, çalışmamız var mı? Bu doğrultuda hatalarımızı, eksiklerimizi tespit etmeli ve yangınların önüne geçmeliyiz.
Ben ‘orman neden yanar?’ diye düşündüğüm zaman aklıma gelen bazı hususlar var, onları da buradan yetkililer ile paylaşmak istiyorum.’ Dedi.
Orman Köylülerimiz Göreve Getirilsin!
Orman köylülerimizin, orman yangınlarının önüne geçmede büyük katkı sağlayacağını vurgulayan 25. Dönem Milletvekili sözlerini, ‘Orman köylülerimiz var. Bu orman köylüleri, ormanlarımızın ne kadar ticaretini yapıyor? Ormanlarımızdan ne kadar rızıklarını çıkartabiliyorlar? Devlet olarak biz, orman köylülerini, ormanlarımıza yani ticaretine ve korunmasına ne kadar çekiyoruz? Ormanlarımızı ne kadar sahiplendiriyoruz? Bunların hepsini değerlendirmek gerekiyor.
Her şey devletin değildir. Köylünün ikamet ettiği köyün yanında bir orman var ise, o orman, o köylünün hakkıdır. Orada yetişen ağaçlardan, meydana gelen ticaretten faydalanması gerekmektedir.
Tüm bu söylediklerim önceden vardı. Günümüze baktığım zaman, orman köylüleri, ormanlarımızdan yararlandırılmıyor. Bu hakları ellerinden alındı, o köylülerimize ayni ve maddi destekler verilmeye başlanıldı. Bu durumda da hem köylü, orman dışına itilmiş oldu hem de ormanın dışına itilen insanlar fakirleştirilmiş oldu. Desteğe muhtaç hale geldiler. Bu durum da göçlere sebebiyet verdi.
Orman yangınlarının önüne geçmek için, yangın sebebiyetinin büyük oranının da insan olduğu söyleniyorsa, bu oranda mevsimlik işçilerin payı ne kadardır? Kimseyi töhmet altına almak istemiyorum lakin mevsimlik işçilerin özellikle kış ve bahar aylarında çalıştırılması, yangınların yazın meydana gelmesinde etkili diye düşünüyorum. Çünkü ormanda, insana ihtiyaç duyulan en önemli zaman, yaz aylarıdır. Ormanda ne kadar çok insan olursa, yangının o kadar çok önüne geçilir. Yangına müdahale için, yangının orman dışından gözükecek kadar büyümesine gerek kalmaz, daha erken haberdar olunur ve müdahale edilir.
Bunlara ilaveten, ormanlarımızın zeminine dikkat çekmek istiyorum. Ormanlardan ağaç kesilir, dalları budanır, ormanın içinde kalır. Yapraklar dökülür, kozalaklar dökülür, zeminde, ağaç diplerinde bir tabaka oluşur. Otlar çıkar. Adeta ormanlarımızın yanması için bir zemin hazırlanmış olur.
Acilen ağaç altlarının, tamamen yanıcı olan bu maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Bunun için ihaleler açılıyor, ağaçlar satılıyor. Ben devletin yerinde olsam, ormanı; olduğu gibi orman köylülerine veririm. Ticaretini de korunmasını da temizliğini de onlara yaptırtırım. Yaz aylarının başında, baharda oluşan dökülmüş yaprakları, dal parçacıklarını, kurumuş otları, kozalakları temizletirim. Yangın çıkmasına neden olacak ortamı bertaraf ederim. Bu temizlik esnasında tüm yabancı maddeler de ortadan kalkmış olacak.
Ayrıca, dallar, kozalaklar bir ticari metadır. Orman köylülerine, ormanlarımızı emanet ederek, aynı zamanda, ormanda yanacak ve yakacak olan bu maddeleri de ekonomimize kazandırmış oluruz.
Tüm yetkilileri, orman işçileri ile ilgili periyodları yeniden ve ince eleyip sık dokuyarak düzenlemeye davet ediyorum. Orman işçilerini mevsimlik değil yıllık çalıştırın.
Burada başka bir imada bulunmak istemiyorum ve arif olan anlar diyorum. Bir günde yüz elli yedi yerde yangın çıkıyorsa, bunun olağan dışı mı yoksa olağan mı olduğunu, yetkililerin görmesi lazım. Bunların tamamını terör örgütleri yaptı ya da yapmadı diyemiyoruz. Terör örgütlerinin sabotajı da olabilir. Bu sebeple, üzerinde durulması ve önlem alınması gereken bir Türkiye meselesidir.
Hani bir deyim vardır ya, ‘Kapını kendin temizle’ diye, işte biz de kendi ormanlarımızı kendimiz yani ormanın yakınında ikamet eden köylülerimiz yaparsa, olası bir sabotaja da davetiye çıkartılmamış olur. Yapılan temizliklerde plastik, cam şişe, cam kırığı kalmaz. Yani camdan meydana gelen bir yangın ortaya çıkmamış olur.
Kozalaklar, yangın esnasında patlayarak, yangının farklı noktalara sıçramasına sebep oluyor. Kozalaklardan yeni ağaçların çıkması söz konusu, bu durum için de ormanlaştırılmak istenilen bölgelere, belli bir plan ve proje kapsamında bu kozalaklar bırakılabilir. Ve bu bırakılan bölgenin toprağının da temiz olması şarttır.
Bir yaz boyunca yanan ağaçlarımızın, ormanlarımızın zararı, orman yapmaktan daha pahalıya mal oluyor. Devletimizin yetkililerinin orman ve orman işletimi politikalarını yeniden gözden geçirmesi, ticari kar ve zarar hesaplamasına göre de düzenlemesi gerekiyor. Orman köylülerimizin, kendi ormanlarında istihdam edilmesi, ormanlara alınacak geçici işçilerin de dışarıdan getirilmemesi gerekmektedir. Dışarıdan getirilme mecburiyeti varsa eğer, onlara da ikamet mecburi olsun ki, herkes herkesi tanısın.’ Diye sürdürdü.
Murat Koç, ‘Her yıl binlerce fidan dikiliyor ama daha fazlası çeşitli sebeplerle yanıyor. Bir orman yanıyorsa yapılan yanlışlar var demektir. Dikmek önemlidir lakin daha önemlisi korumaktır!’ dedi.  

 




Bu haber 499 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 103. Sayı
    103. Sayı
  • 102. Sayı
    102. Sayı
  • Bizim Life 3. Sayı
    Bizim Life 3. Sayı
  • 101. Sayı
    101. Sayı
  • 100. Sayı
    100. Sayı
  • 99. Sayı
    99. Sayı
  1. 103. Sayı
  2. 102. Sayı
  3. Bizim Life 3. Sayı
  4. 101. Sayı
  5. 100. Sayı
  6. 99. Sayı
FOTO GALERİ
YUKARI