İnsanın varoluşsal anlamının cevabı ve içini dolduran şeydir sevgi.
Sevmek, bir yandan insanın varoluşsal boşluğunu doldururken diğer yandan da insana yaşama sevinci aşılar. İnsanın hayat karmaşası içinde aradığı " amaç ve anlamı" sunan en ihtişamlı duygudur.
İnsan, sevdiği ölçüde genişler, sınırlarını aşar ve hem kendi iç dünyasıyla hem de kâinatla huzur içinde bütünleşir. Ancak sevmek, kendiliğinden gelişen pasif bir duygu değil; çaba, emek, irade ve gönülden bir hazırlık gerektiren etkili ve aktif bir var olma biçimidir.
"O, insanı 'alak'tan yarattı."
Alak Suresi, 96/2
"Alak" kelimesi sözlükte rahme tutunan embriyo anlamına geldiği gibi, mecazi olarak "sevgi, ilgi, alaka ve tutku" manalarına da gelir. Bazı âlimler ve edebi mealler burayı "O insanı sevgi ve alâkadan yarattı" şeklinde yorumlamıştır.
Rahman Allah, insanı sevgiyle, sevgiden ve sevgi için yaratmıştır der bir fikir adamımız.
Sevgi samimiyet, nezaket, estetik, sabır ve emekle inşa edilmesi gereken bir eserdir.
Sevgiye giden yol, zihinsel ve kalbi bir çaba gerektirir. Bir insanı, hayvanı, bitkiyi, doğayı veya varlığı sevebilmek için önce insanın kendisini tanıması iç ve dış dünyasıyla barışık olması gerekir.
Kendi özünü, varlığını, kusurlarını ve özelliklerini bilmeyen bir insanın bir başkasını hakkıyla sevmesi mümkün değildir.
Sevgi muhatabına karşı peşin hükümlü olmadan, onu yargılamadan ve onu kendi gerçekliği içinde kabullenmekle olur.
Sevgi büyüyebilmesi için sürekli, dengeli ve doğru beslenmesi gereken bir bebek gibidir. İlgi göstermek, fedakârlıkta bulunmak ve zamanı paylaşmak sevgiyi besler.
Sevgi azaltan, kurutan, bitiren, ya da zehirleyen unsurlar da vardır ki bunlardan da kaçınmalıyız:
İdealize edilmiş, abartılı beklentilerin peşinden koşmak, gerçek insanı sevmeyi engeller. Satın alınmış bir obje muamelesi sevilen şeyi nefes alamaz hale getirebilir. Geçmişin yükünü sürekli aklında tutup sırtında taşımak yeni kırgınlıklara da sebebiyet verir.
Geçmişin hatalarını tekrarlamak güvensizlik ve korkuyu tetikleyerek sevgiyi yaralar. Kıyaslama yaparak adalet duygusundan uzaklaşmak da sevgiye zarar verir.
Kendimize de sevdiklerimize de çevremizdekilere de karşı aşırılıklardan uzak duralım. Her zaman dengede, doğru, adil, iyi niyet halinde ve ümitvar olalım.
Unutmayalım ki Rabbimiz Allah Şöyle buyurur:
"De ki: 'Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.’’
Hiçbir zaman sevmekten ve sevilmekten korkmayalım, vazgeçmeyelim.
"Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; eğer gerçekten inanıyorsanız, üstün gelecek olan sizsiniz." Âl-i İmrân Suresi, 3/139.Ayet-i Kerime başka bir konu bağlamında gelmiş olsada hiçbir konuda gevşeklik gösterme, hüzünlenip karamsar olma mesajını verir.
Sevmekte, üretmekte, iyilikte… vazgeçmeden gayret edenler başaracak ve üstün olacaktır.
Selam dua ve muhabbetlerimle Allah yâr ve yardımcımız olsun...