Meslek odalarında seçim süreçleri çoğu zaman rekabetin sertleştiği, duyguların gerildiği dönemler olur. Fakat Bornova’da son dönemde yaşanan gelişmeler, bu kalıplaşmış anlayışın dışında umut veren bir tabloyu da beraberinde getiriyor. Bornova Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı seçimlerinde mevcut Başkan Murat Canlı’nın, başkan yardımcısıyken başkanlığa aday olan Mete Kaya’ya açık desteği; sadece bir aday tercihinin ötesinde, kurumu büyüten bir birlik mesajı olarak dikkat çekti.
Benzer bir birlik ve dayanışma örneği Bornova Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nde de yaşanıyor. Başkan Kemal Yaman’ın, uzun yıllardır birlikte görev yaptığı başkan yardımcısı Bülent Dinçel’e verdiği destek; istikrarın, kurumsal hafızanın korunmasının ve “çekişme değil çözüm üretme” anlayışının güçlü yansıması niteliğinde. Bu yaklaşımlar, Bornova’daki bazı kurumların kişisel hırsları değil ortak aklı öncelediğinin somut göstergesi.
Tam da bu noktada, aynı Bornova’da farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bornova Esnaf Odasında birlik ve beraberliğin sağlanamadığı sık sık dile getiriliyor. Ekonomik zorluklarla mücadele eden esnafın, destek ve yönlendirme beklediği bir dönemde odanın yeterince güçlü bir dayanışma adresi olmaması, eleştirilerin odağında yer alıyor. Rakip adayların çıkması, oda seçimlerinde az katılım olması da odadaki birlik beraberlik ikliminin oluşmadığının göstergesi adeta.
Uzun yıllar başkan yardımcılığı görevini üstlenen ve aynı zamanda gazeteci kimliğiyle esnafın yanında, nabzını yakından tutan Aziz Talas’ın adaylığı, Bornova Esnaf Odası’ndaki memnuniyetsizliğin ve değişim arzusunun somut bir yansıması olarak görülüyor. Yani Bornova’da bazı odalar birlik mesajı verirken, bazı odalarda hala “kimin aday olduğu, kimin kazanabileceği” konuşuluyor.
Oysa Bornova Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Bornova Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin gösterdiği tutum bize önemli bir şeyi hatırlatıyor: Asıl güç koltukta değil, birlikte yürüyebilme iradesinde. Kurum kültürü, güven ortamı ve ortak hedef duygusu, bir şehrin ekonomik ve sosyal dayanışma ruhunu canlı tutar.
Bornova’da sergilenen olumlu örneklerin çoğalması, olumsuz tabloların ise ders alınarak değişime dönüşmesi dileğiyle… Çünkü Bornova’nın ihtiyacı; ayrışma değil kucaklaşma, çatışma değil dayanışma, tartışma değil çözüm üretme dönemidir.
İnşallah Bornova, İzmir’e örnek olur, tüm odalarda birlik beraberlik ruhu hakim olur…